RSF, 12 Mart Dünya Siber Sansürle Mücadele Günü'nde yaptığı açıklamada, küresel çapta medya özgürlüğünü savunmak ve çevrimiçi sansüre karşı mücadele etmek için çeşitli girişimler yürüttüklerini duyurdu.

Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), medya özgürlüğünü korumak amacıyla çeşitli girişimlerde bulundu. İsviçre’de kamu yayın lisansının düşürülmesini engellerken, Fransa’da medyada yoğunlaşmaya karşı hukuki adımlar attı; ABD’de 500 Voice of America (VOA) çalışanının işlerine geri dönmesi sağlandı ve 39 ülkede çevrimiçi sansüre karşı gazeteciliğin sürdürülebilmesi güvence altına alındı.
RSF Teknoloji ve Gazetecilik Masası Başkanı Vincent Berthier, 12 Mart Dünya Siber Sansürle Mücadele Günü dolayısıyla yayımladığı bildiride, otoriter rejimler altında engellenen haber sitelerinin çevrimiçi erişilebilir kalmasını sağladıklarını belirtti. Berthier, "Özgür basının düşmanları engelleme araçlarını sürekli olarak geliştirse de, biz yasaklı yerlerde bilgiyi yaymak için yeni yöntemler geliştiriyoruz. Rejimler halklarını propaganda ile hapsetmeye çalışırken, biz de bağımsız gazeteciliğin yayılmasını destekliyoruz" dedi.
RSF’nin 11 yıl önce başlattığı Collateral Freedom Operasyonu sayesinde, 39 ülkede engellenmiş 177 medya kuruluşu ve basın özgürlüğü web sitesi, VPN kullanmadan erişilebilir hale geliyor. Bu siteler, büyük içerik dağitım ağları tarafından sağlanan yedek sunuculara kopyalanıyor ve otoriter rejimlerin vatandaşlarının standart web tarayıcılarıyla içeriklere ulaşmasını sağlıyor.
Yüzde 57’den fazlası sadece iki ülkede engellenmiş: Çin ve Rusya.
ABD’de RSF ve diğer davacılar tarafından yapılan başvuruyla, Yargıç Royce Lamberth, Kari Lake’in ABD Küresel Medya Ajansı’nın geçici CEO’luğu atanmasının hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Bu karar, VOA çalışanlarının işlerine geri dönmesini sağladı. RSF, bu durumu memnuniyetle karşıladığını ve gazetecilerin güvenilir bilgiler sunma çabalarını destekleyeceklerini açıkladı.
RSF’nin açıklamasında, İsviçre’de, kamu yayın lisans ücretini azaltmayı hedefleyen “200 frank yeter” girişimin halk oylarıyla reddedilmesinin önemli bir başarı olduğu belirtildi. Fransa’da ise medya yoğunlaşması endişelerini artıran olaylar yaşandı; Bernard Arnault’a satılan medya kuruluşları tartışma konusu oldu. İsviçre’de, girişimin reddedilmesiyle, kamu yayın kuruluşunun bütçesine zarar gelmedi ve halkın kamu hizmetine bağlılığı vurgulandı. RSF, kamu hizmeti medyasını korumaya yönelik aktif çalışmalarında kararlı olduğunu duyurdu.
Fransa’da Bernard Arnault’un Challenges ve Les Echos gazetelerine yaptığı yatırımlar, medya yoğunlaşması endişelerini gündeme getirdi. RSF, Fransa Ulusal Gazeteciler Sendikası ve medya çalışanları sendikası ile birlikte konuyu Danıştay’a taşıdı. RSF, medya çoğulculuğunu ve bağımsızlığını korumak amacıyla acil önlemler alınmasının gerekliliğine dikkat çekti.