SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Güncel/2025'te Çevre Perspektifiyle 'Süper İzin Kanunu' ve ÇED Süreçleri

2025'te Çevre Perspektifiyle 'Süper İzin Kanunu' ve ÇED Süreçleri

2025 yılı boyunca Türkiye genelinde çevre projelerine ve madencilik faaliyetlerine karşı direnişler ve yasal düzenlemeler yaşandı. Geniş çaplı protestolar sürdü.

2025'te Çevre Perspektifiyle 'Süper İzin Kanunu' ve ÇED Süreçleri
Reklam yükleniyor...

2025'te Çevre Müdahaleleri ve Yasal Düzenlemeler

Çevre Mücadelesi ve Toplumsal Direnişler

Türkiye'de 2025 yılı içinde çevre alanında geniş kapsamlı mücadeleler ve protestolar gerçekleşti. Akbelen Ormanı’ndan Kurtderesi Mahallesi’ne, Uşak’taki su krizinden Kanal İstanbul’a kadar farklı projelere karşı tepkiler ülke genelinde yükseldi. Çevre ve yaşam alanlarının korunması için yerel direnişler ve gösteriler yapıldı.

TBMM’de ‘Süper İzin Yasası’ ve Eleştiriler

Yıl boyunca TBMM’de tartışılan ve kamuoyunda 'Süper İzin Yasası' olarak bilinen düzenleme, madencilik, enerji ve altyapı projelerinin izin süreçlerini hızlandırmayı hedefledi. ÇED süreçlerinin esnetilmesi, izinlerin merkezileştirilmesi ve projelere öncelik verilmesi bu düzenlemenin öne çıkan başlıkları oldu. Muhalefet milletvekilleri, teklifin Anayasa hükümleriyle çeliştiğini belirtti. Çevre örgütleri ise, düzenlemenin yerel çevre mücadelelerini etkisiz hale getireceği endişesini dile getirdi.

Zeytinlikler ve Tarım Alanları İçin Direnişler

Temmuz ayında, zeytinliklerin madenciliğe açılması düzenlemesine karşı Türkiye’nin çeşitli illerinde köylüler, 'Toprağımızı Vermiyoruz' platformu kurdu. Köylüler, Meclis önünde tepkilerini dile getirip nöbet tutarken, yasa Meclis’ten geçti. Hukukçular ve çevre örgütleri, iptal için yargı yollarını kullanacaklarını açıkladı. Ayrıca, muhalefet partileri ile çeşitli sivil toplum örgütleri, ekolojik bütçe talebini dile getirerek çeşitli mitingler düzenledi.

Kurtderesi Mahallesi ve Depremin Ardından Kamulaştırma Süreci

Samandağ ilçesine bağlı Kurtderesi Mahallesi, 6 Şubat depremlerinin ardından TOKİ projeleri kapsamında 'acil' kamulaştırıldı. Mahalle sakinleri, karara karşı dava açtı ve bölgeye iş makineleriyle giriş yapıldı. Topraklarını terk etmeyeceklerini vurgulayan vatandaşlar, projelerin yaşam alanlarını, geçim kaynaklarını ve ekolojik dengeyi tehdit edeceği endişesiyle nöbet tutuyor. Polisle tansiyon yaşanırken, ağaçlar söküldü ve gözaltılar gerçekleşti.

Akbelen Ormanı’ndaki Ağaç Sökümleri ve Direnişler

Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı’nda, 2025 yaz aylarında madencilik faaliyetleri kapsamında ağaç sökümüne devam edildi. Bölge halkı ve çevre aktivistleri nöbet tutmaya devam ederken, gözaltılar yaşandı. Çevre ve bölgede yaşayanlar, ormanın ekosistem ve su rejimi açısından önemli olduğunu belirtti. Mücadele devam ederken, Zehra Nine isimli direnişçi hayatını kaybetti.

Kıyı Şeridinde Yetki Devri ve Tepkiler

Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile kıyı şeritlerinde yapılacak planlamalarda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yetkisi artırıldı. Bu kapsamda, yerel yönetimlerin ve meslek odalarının görüşlerinin ikincil kalması, merkezi belirleyici kararların önünü açtı. Çevre hukukçuları, düzenlemenin kıyıların yapılaşmaya açılmasını hızlandırabileceği endişesine yer verdi. Çevre örgütleri ve meslek odaları, kararın kıyıların ortak kullanım alanlarını ve ekosistemleri tehdit ettiğini belirtti.

2025’te Su Kaynakları ve Madencilik Faaliyetleri

Uşak’ta ve diğer bölgelerde, su kaynaklarındaki azalmalar ve krizler devam etti. Madenlerin yoğun su kullanımı, içme ve tarım kaynaklarını olumsuz etkiledi. Halk, tankerlerle su taşımaya başladı ve çeşitli bölgelere yönelik tepkiler yükseldi. Çevre savunucuları, suyun temel bir hak olduğunu vurgulayarak, su kullanımının sınırlandırılmasını talep etti.

Kanal İstanbul Projesine Yönelik Hukuki Süreçler

Kanal İstanbul projesinde hazırlanan yeni bilirkişi raporu, önceki uyarıları teyit eden sonuçlar içerdi. Rapor, projenin çevresel ve sismik riskler taşıdığını, su kaynaklarına zarar verebileceğini ve kültürel varlıkların yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Bilirkişi, ÇED dosyasını yetersiz buldu ve projeden vazgeçilmesini savundu. Meslek odaları ve çevre örgütleri, kararın durdurulması ve projeden vazgeçilmesi yönünde çağrıda bulundu.

Karakaya Köyü’ndeki Taş Ocağı ve Yargı Süreci

Karakaya Köyü’nde, TCDD tarafından işletilmesi planlanan diyorit ocağı ve kırma eleme tesisi için 'ÇED Olumlu' kararı verildi. Köylüler, yetkisiz karar nedeniyle dava açtı ve yürütmeyi durdurma talebinde bulundu. Mahkeme sonucu beklenirken, şirket çalışmalarına başladı. Köylüler, topraklarını ve suyu savunmak amacıyla mücadele etmeye devam ediyor.

İliç’te Maden Faciası ve Yargı

Erzincan İliç’teki madencilik faciasına ilişkin uyuşmazlıklar ve yargı süreci 2025’te de sonuçlanmadı. Yeni bilirkişi raporları, risklerin ve denetimlerin yetersizliğini ortaya koydu. İşçi yakınları ve çevre örgütleri, sorumluların en kısa sürede yargılanmasını talep ederek, bu olayın tüm madencilik sahalarını ilgilendirdiğini vurguladı. Felakette yaşamını yitiren Uğur Yıldız’ın ailesi, açılan madenin devam etmesini istemediklerini açıkladı.

ÇED Süreçleri ve Diğer Projeler

Bolu’daki Kındıra, Bürnük ve Kol köyleri sınırındaki Dombay Deresi Kanyonu’nda taş ocağı çalışmalarına izin verildi fakat ÇED süreci başlamadan çalışmalar başladı. İstanbul Sazlıbosna’da, Kanal İstanbul yakınlarında, konutlara yakın beton santrali kurulması planlandı. Aydın’ın Kuşadası ilçesindeki otel projesi için yapılan araştırma, su kalitesine olumsuz etkileri ve riskleri gösterdi; ÇED raporu yetersiz bulundu. Bolu’daki Gerede Çayı’nda ise kirlilik arttı ve sorun OSB’lerden kaynaklandı.

Etiketler:

çevreyasalardirenişprojelermadencilik
Reklam yükleniyor...