İzmirli çiftçi Mehmet Kani, 2025 yılının zor geçtiğini belirterek, yüksek maliyetler ve fiyatların düşüklüğü nedeniyle tarımı ve hayvan üretimini durdurduklarını söyledi. Üretimden vazgeçmiş durumda.

İzmir’in Kiraz ilçesine bağlı Arkacılar Köyünde hayvancılık ve tarımla uğraşan Mehmet Kani, 2025 yılının kendileri için çok zor geçtiğini dile getirerek, yüksek maliyet nedeniyle yüksek maliyetli ithal hayvan, et ve sığır gibi ürünlerin kullanılması sonucu hayvan çiftliğinin boşaldığını belirtti. Kani, yüksek maliyetler sebebiyle üretmenin işkence olduğunu ve bu duruma dayanamayarak üretimi bıraktıklarını aktardı. Kendi ifadeleriyle, ameliyat izi olduğunu ve uzun süredir üretimin zorluklarını yaşadığını anlattı. 8-10 yıl önce patatesi 8 liraya sattığını ve şu anda tarlada fiyatın 6 lira olduğunu söyleyen Kani, maliyetlerin nereye gittiğine vurgu yaptı. Üretim yapmak yerine, bunun batışa yol açtığını ve üretmeyi tamamen bıraktıklarını ifade etti.
Üreticiler, doğal afetler, yüksek girdi maliyetleri, artan akaryakıt fiyatları ve ürünlere ulaşımda yaşanan zorlukları anlattı. Ürünlerini TÜİK verilerine göre yüzde 33 maliyetin altında sattıklarını belirten üreticiler, gelecek yıl için de umutlarının düşük olduğunu dile getirdi.
Ordu’dan çiftçi Zekai Sagra, 2025 yılını oldukça zor geçirdiklerini belirterek, girdi maliyetlerinin enflasyon ve faiz oranlarının üzerinde olduğunu söyledi. Uluslararası gıda tekellerinin ithalatı arttırması sonucu özellikle fındık ve kivi üretiminde zorlandıklarını, fiyatların belirlenmesinde dış etkenlerin etkili olduğunu kaydetti. Sagra, yüksek girdi maliyetleri ve ithalat politikalarını eleştirerek, önümüzdeki yılın dar gelirli tüketiciler açısından da gıda alımda zorlanacak bir yıl olacağını ifade etti.
Polatlı’dan üretici Lokman Işık, mısır ve soğan üretiminin düşük fiyatlar ve ithalat nedeniyle durma noktasına geldiğini belirtti. Mısır fiyatlarının düşük olduğunu ve satışta güçlük yaşadıklarını dile getirdi. Soğanın ise piyasada kalıp kalmadığını bilmediğini söyledi. Mehmet Kani ise, 2025’i üretimden uzaklaştığını ve hayvanlarını satarak kurtulduğunu belirtti. Canlı hayvan ve et ithalatını, maliyetlerin yüksek olmasına rağmen sunanların kazandığını, üreticinin ise zarara uğradığını vurguladı. 29 yıl boyunca Bağ-Kur’a prim ödediğini ve karşılığında düşük emekli maaşı aldığını anlattı. Üretimin kendilerini sağlık açısından zorladığını ve maliyetlerin sürekli arttığını dile getirdi. Hayvan çiftliğinin boşaldığını ve tarımın kendilerini bu hale getirdiğini belirterek, üretmeye devam etmenin batışa yol açacağını söyledi.