TBMM'de 2026 yılı bütçeleri görüşülüyor. DEM Partili milletvekilleri, sağlık ve enerji politikalarını eleştirerek Türkiye'nin politikalarını değerlendirdi.

TBMM'de, TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplanan Genel Kurulda, Sağlık Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 2026 yılı bütçeleri tartışılıyor. Siyasi partiler görüş ve önerilerini dile getiriyor.
DEM Parti Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ, bütçenin toplumdan yana hazırlanmadığını belirterek, önleyici ve koruyucu halk sağlığı hizmetlerine yeterli pay ayrılmadığını söyledi. Bozdağ, sağlık politikalarının tedavi odaklı olduğunu ve kamusal desteğin azaltıldığını belirtti. Özel hastanelerin teşvikler ve SGK anlaşmalarıyla büyüdüğünü vurguladı. Bozdağ, 2025 yılının ilk 6 ayında özel hastanelere karşılaştırıldığında kamu hastanelerine göre kişi başı iki kat daha fazla ödeme yapıldığını söyledi. SGK'nın sermayeye kaynak aktarmanın aracısı haline geldiğini ifade etti. Ayrıca, toplumun sağlık harcamalarının arttığını ve muayene ile ilaca katılım paylarının yükseldiğine değindi. Bozdağ, OECD ülkeleri arasında Türkiye'nin sağlığa en az kaynak ayıran ülkelerden biri olduğunu ve sağlığa ayrılması gereken oranın en az yüzde 15 olması gerektiğini belirtti.
DEM Parti Tunceli Milletvekili Ayten Kordu, enerji politikalarını ve enerji şirketlerinin karlarını ele alarak, halkın neden zamlar ve yüksek maliyetlerle karşılaştığını sordu. Kordu, enerji alanının çatışma ve gerilim alanı olmaktan çıkarılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, enerji kaynaklarının rant mekanizmalarıyla kontrol altına alındığını ve elektrik fiyatlarının halkın istekleri dikkate alınmadan yüksek kademelere çıkartıldığını dile getirdi. Koru, elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesiyle fiyatların arttığını ve halkın daha pahalı enerji kullanmak zorunda kaldığını belirtti. Sayın Bakan’a, enerji şirketlerinin karlarının artarken halkın neden zamlarla karşılaştığını sordu.
DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Türkiye’nin madencilik sektörü ve nadir toprak elementleri konusunda eleştirilerde bulundu. Koca, ülkenin birçok bölgesinin yerli ve yabancı maden tekellerine devredildiğini ve bu politikaların hukuksuz sürdürüldüğünü belirtti. Ayrıca, nadir toprak elementlerinin yeni bir gündem haline getirildiğine dikkat çekti. Dünya genelinde nadir metallerin büyük bölümünün Çin tarafından kontrol edildiğini ve bu durumun ABD ile Çin arasındaki hegemonya mücadelesine zemin hazırladığını aktardı. Türkiye’de, özellikle Eskişehir’de büyük rezervlerin bulunduğunu ve bu rezervlerin ABD ve emperyalistler tarafından hedef alınmakta olduğunu söyledi. Koca, Trump’tan meşruiyet alma karşılığında memleketin ABD’nin jeopolitik çıkarlarına bağlandığını ifade etti.