2024 yılında Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’nde düzenlenen eylemler sırasında gözaltına alınan 168 kadın, İstanbul adliyesinde hakim karşısına çıktı. Kadınlar, devletin şiddet ve cezasızlık politikasını eleştirdi.

2024 yılında Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’nde Tünel, İstiklal Caddesi, Karaköy ve çevresinde düzenlenen eylemler sırasında gözaltına alınan 168 kadın, İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Görevi yaptırmamak için direnme ve kanuna aykırı toplantı ile yürüyüşlere silahsız katılmak ve ihtara rağmen dağılmamakla suçlanan kadınlar, duruşma öncesinde İstanbul Adliyesi önünde bir açıklama yaptı.
Açıklamada, kadına yönelik şiddete karşı önleyici ve koruyucu politikalar geliştirilmesi gerektiği, mevcut yasalara bile uyulmadığı ve adliyelerde iyi hal ve tahrik indirimleriyle cezaların hafifletildiği, bunun da cezasızlık ortamını beslediği belirtildi. Kadınlar, her yıl yüzlerce kadının erkekler tarafından öldürüldüğüne dikkat çekti.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’nde kadınlar ve LGBTİ artıların sokaklara çıkma haklarının engellendiği, 2024 yılında Taksim ve Tünel Meydanı’nda hazırlanan abluka nedeniyle engellendiği ifade edildi. 168 kadın ve LGBTİ artı, polis şiddetiyle farklı yerlerde gözaltına alındı. Bazı gözaltındaki kadınlar, Geri Gönderme Merkezi’ne sevk edilirken, orada yaşadıkları psikolojik ve fiziksel şiddet sonrası sınır dışı edildiler.
Yapılan açıklamada, bu uygulamaların hukuksuz olduğu ve kadınlara, LGBTİ artılara yönelik şiddetin devlet eliyle sürdürüldüğü kaydedildi. Ayrıca, 2024 yılında yaşanan kadın cinayetleri ve kadın ölümlerinin daha görünür hale geldiği vurgulandı.
Yılın sonunda yaşanan Ayşe Tokyaz cinayetini ve diğer kadın cinayetlerini hatırlatan kadınlar, bunların münferit olaylar olmadığını, devletin korumadığı ve cezasızlıkla güçlendirdiği erkek şiddetinin sonucu olduğunu belirtti. 11. Yargı Paketi sonrası serbest bırakılan erkeklerin, kadınları tehdit ettikleri ve öldürdükleri örneklere yer verildi. Kadınlar, erkek devlet şiddetine ve adalet sisteminin bu şiddeti önlemeyip yargılamadığı duruma karşı durmaya devam edeceklerini ifade etti. Mücadelelerinin nedeninin, eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam arzusu olduğu vurgulandı.