AB Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Vilcinskas, AB’nin Türkiye’ye SEPA sistemine katılımı için önerdiğini ve bunun ekonomik entegrasyonu güçlendireceğini söyledi. Katılımın maliyetleri azaltma potansiyeli bulunuyor.

Haber: Narin Diri
(ANKARA) - Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilcinskas, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, AB’nin Türkiye’ye Tek Euro Ödeme Alanı (SEPA) sistemine katılımı için öneride bulunduğunu belirtti. Vilcinskas, bunun Türkiye ile AB arasındaki ekonomik entegrasyonu güçlendirecek bir fırsat olduğunu söyledi.
Vilcinskas, ANKA’ya yaptığı açıklamada, SEPA’nın Türkiye için mevcut kademeli ekonomik entegrasyon girişimlerinden biri olduğunu ifade ederek, bu konunun geçen ay AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan arasında Ankara’da yapılan görüşmede ele alındığını açıkladı.
Vilcinskas, SEPA’nın Türkiye’yi diğer entegrasyon seçenekleri arasında öne çıkartan, AB pazarlarıyla daha yakın bütünleşmeyi sağlayan ve bilinen bir konu olduğunu belirtti. Ayrıca Türkiye ile AB üyesi ülkeler arasındaki ekonomik bağların derinliğine de vurgu yaptı.
Vilcinskas, tedarik ve değer zincirlerinin büyük ölçüde entegre olduğunu ve insanlar arası temasların yoğun olduğunu belirterek, “Her yıl AB ile Türkiye arasında milyonlarca ödeme gerçekleşiyor. Türkiye’nin SEPA’ya katılması, işletmeler ve tüketiciler için önemli maliyet tasarrufları sağlayabilir” dedi.
Vilcinskas, SEPA sisteminin, Avrupa bölgesinde euro cinsinden sınır ötesi para transferlerini ucuz ve hızlı hale getirdiğini vurguladı. “Bugün Türkiye’den Avrupa ülkelerine yapılan para transferleri 35 eurodan başlayan maliyetlere ulaşabilirken, SEPA içinde bu maliyet birkaç sente veya sıfıra kadar düşebiliyor” dedi.
Vilcinskas, katılımın kamu kurumları ve bankaların ortak standartları uygulamasını gerektirdiğini, bunun da AB’nin Ödeme Hizmetleri Direktifi’ne uyum, kara para aklamayla mücadele ve veri koruma kurallarını içerdiğini belirtti. Ayrıca, süreç teknik bir adım olup, 12 ay veya 36 ay sürebileceğini, Türkiye’nin tercihine ve ilerlemesine bağlı olduğunu söyledi.
Vilcinskas, SEPA sürecinin AB-Türkiye Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ile doğrudan bağlantısı olmadığını vurguladı. Gümrük Birliği’ne ilişkin temaslar devam ederken, iki tarafın da modernizasyonla ilgili ortak irade paylaştığını belirtti. Vilcinskas, “SEPA ile Gümrük Birliği iki ayrı konudur. Türkiye, Gümrük Birliği’nin modernizasyonunu beklemeden SEPA sürecinde ilerleyebilir” diyerek açıklamasını tamamladı.