Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 13 kişi gözaltına alındı. CHP Lideri Özgür Özel, Mansur Yavaş’a destek vererek olayları değerlendirdi ve hukuki süreçlerin şeffaf olmasını talep etti.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne (ABB) ilişkin yürütülen hukuki soruşturma kapsamında, aralarında belediye çalışanlarının da bulunduğu toplam 13 kişi gözaltına alındı. Bu gelişme, özellikle CHP liderleri ve belediye yetkilileri arasında büyük yankı uyandırdı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yaptığı açıklamada, soruşturmanın belediye çalışmalarını ve Mansur Yavaş’ın liderliğini gölgelemeye çalışan bir algı operasyonu olduğunu öne sürdü.
Özel, özellikle son beş yıl içinde gerçekleştirilen etkinlikler ve harcamalar üzerinden hükümetin iddialarını çürüttü. Ona göre, AKP iktidarının son beş yılında 80 etkinliğe toplam 33 milyon dolar harcandı. Buna karşılık, Mansur Yavaş döneminde, toplam 426 etkinlik düzenlendi ve bunun için yaklaşık 30 milyon dolar kullanıldı. Bu ciddi fark, CHP’nin savunmasına göre, yapılan maliyetlerdeki dürüstlüğü ve etkinliklerin verimliliğini gösteriyor.
Özel, söz konusu soruşturmanın, ABB’nin 2021-2024 yılları arasındaki konser ve etkinlik harcamalarını hedef aldığını belirtiyor. Ayrıca, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, belediye yöneticileri ve görevlilerinin gözaltına alınmasının, yasal denetim mekanizmalarıyla uyumu olmadığı iddiasında bulundu. Başkan Mansur Yavaş’ın, Kasım 2024’te iç denetim ve teftiş çalışmalarını tamamladığını ve herhangi bir olumsuz rapor almadığını vurguladı.
Özel’in görüşüne göre, olayın medya ve siyasi arenada büyük bir algı operasyonu olduğunu ve bu operasyonun, henüz kesinlikle doğrulanmamış ve yasal olarak esastan incelenmesi gereken suçlamalara dayanmadığını dile getirdi. Ayrıca, eski belediye başkanları ve bazı hükümet destekçilerinin, bu soruşturma olayına farklı gerekçeler ve kişisel hesaplar üzerinden yaklaştıklarını iddia etti.
Özgür Özel, yaptığı açıklamalarda, Mansur Yavaş’a olan desteğini yineleyerek, onun başarılı ve halk tarafından yüksek oy oranlarıyla seçilmiş bir lider olduğunu vurguladı. “İki dönemdir rekor oylarla seçilen ve milletin gönlünü kazanan Yavaş’a, yapılan bu haksızlığın karşısında durmak bizim görevimizdir” dedi. Ayrıca, hükümeti ve yargıya çağrı yaparak, yasal süreçlerin gerektirdiği şekilde hareket edilmesini talep etti.
Bu gelişmeler, CHP ile iktidar arasında ciddi bir gerilime neden oldu ve toplumda da çeşitli tepkilere yol açtı. Destekçiler, mağduriyetlerin ve adaletin tesis edilmesini savunurken, muhalifler ve diğer siyasi çevreler ise soruşturmanın yasal çerçevede ilerlemesi gerektiğinin altını çizdi.
Son gelişmeler, siyasi ortamın daha da karmaşık hale gelmesine neden oldu ve yasal süreçlerin yanı sıra, toplumun farklı kesimlerinde de tartışmalar başladı. Özellikle kara propagandalar, dezenformasyon ve yanlış bilgilendirme ile karşı karşıya kalan kamuoyu, olaylara dikkatle yaklaşmaya başladı. Güncel duruma göre, soruşturmanın detayları ve içerikleri henüz tam anlamıyla açıklığa kavuşmadı fakat, hukuki sürecin yakından takip edilmesi ve adaletin sağlanması önemli hale geldi.
Bir yandan da, Mansur Yavaş’ın ve CHP’nin halk nezdinde yüksek güven ve destek gördüğü biliniyor. Destekçileri, Başkan Yavaş’ın dürüst ve halkın iradesiyle seçilmiş bir lider olduğunu vurgularken, anti-Yavaş gruplar ise olayın siyasi manipülasyon olduğunu iddia ediyor. Bu durum, Türkiye’deki siyasi kutuplaşmayı daha da artırmış durumda.
Gelişmeler ışığında, hukuki süreçlerin gelişimi ve politik duruşlar belirleyici olacak gibi görünüyor. CHP liderleri, yargının ve devletin bağımsızlığını koruyarak, adil ve objektif bir yargılama beklediklerini ifade ediyorlar. Diğer yandan, iktidar destekçileri ve muhalefet, olayların siyasi mülahazalarla değil, gerçekler ışığında çözümlenmesi gerektiğini savunuyor. Bu süreç, özellikle seçime doğru giderken, siyasi ve hukuki açıdan önemli dönüm noktaları arz ediyor.