Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 13 kişi gözaltına alındı. CHP yetkilileri, Ankara’nın özgür ve demokratik ruhunun baskıyla teslim edilemeyeceğini vurguladı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne (ABB) yönelik soruşturmalar sonucunda toplam 13 kişinin gözaltına alınması, şehirde ve partisinde yoğun tartışmalara neden oldu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, hükümet ve yargı arasındaki iletişimsizlik ve hukuksal süreçteki keyfiliğe dikkat çekti.
Taşcıer, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Ankara’yı parsel parsel satanları aklayan ve bu yoz düzeni koruyan yargılar, halka ait olan ve halkın iradesiyle seçilen belediyeye karşı bir saldırı yürütüyor. Bu saldırı, sadece adalet değil, aynı zamanda vatandaşın iradesine de yapılmış bir saldırıdır.” dedi. Ayrıca, bu süreçlerin Ankara’nın demokrasi ve özgürlük ruhunu zayıflatmayı amaçladığını belirtti.
Taşcıer, sözlerine şöyle devam etti: “Yargı, bugün iktidarın emrinde bir araç haline gelmiş durumda. Rant ve çıkar odaklarına hizmet eden bu sistem, halkın özgür iradesini hiçe saymakta ve adaleti siyasallaştırmaktadır. Bu nedenle, halkın iradesine sahip çıkan belediyeler hedef alınırken, halkın sesini duyuramayanlar, diğer yandan halkın yaşam alanlarını yozlaşmaya ve talana açmak için adımlar atmaktadır.”
İşte bu süreçte, Ankara’nın belediye yönetiminin şeffaf ve halkçı politikaları, ekonomik ve toplumsal kalkınma programları, bu güç odaklarının hedefi haline geliyor. Taşcıer, etkili bir biçimde, “Ankara’yı büyük ölçüde parsel parsel satanlar artık doğrudan halkın iradesiyle hesaplaşmaya başladı. Ancak unutmamalıdırlar ki, halkın iradesi baskıyla geri alınamaz ve Ankara’nın demokratik ruhu teslim edilmez.” dedi.
Bu gelişmeler, şehirde demokrasi ve hukukun üstünlüğü savunucuları ile iktidar arasındaki gerginliği yeni bir boyuta taşıdı. Siyasi arenada ve toplumda, özellikle halkın kültür sanat ve etkinliklere katılımı kadar özgürlük talepleri de sert şekilde karşılık buldu. Ankara’nın demokratik değerleri ve halk iradesi ile ilgili endişeler, önümüzdeki süreçte de gündemde kalmaya devam edecektir.
Tüm bu gelişmeler ışığında, çoğu zaman şehirlerin demokratik yapılarını hedef alan adımlar, halkın iradesi ve özgürlükleri üzerinde ciddi tehditler oluşturduğunu göstermektedir. Ankara’nın özgür ve demokratik ruhunun korunması için tüm paydaşların dikkatli ve duyarlı olması gerektiği açıktır.