ABD ile İran arasındaki Cenevre görüşmelerinde, tarafların yüksek askeri gerilim ve diplomasi ortamında müzakereleri sürdürdüğü belirtiliyor. Nükleer zenginleştirme ve yaptırımlar önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor.

(ANKARA) - ABD ile İran arasında İsviçre’nin Cenevre kentinde devam eden nükleer görüşmelere ilişkin haber ve analizlerde, tarafların yüksek askeri gerilim ile diplomatik zorunluluğun eş zamanlı ilerlediği bir süreçte, müzakere yürüttüğü öne çıktı.
ABD merkezli New York Times gazetesinin haberine göre, İran, belirli düzeyde uranyum zenginleştirmesine izin verilmesini içeren görüşmelere devam ediyor. Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın diplomatik başarı sağlayabilecek bir taslak sunması bekleniyor.
Haberde, dört İranlı kaynağa dayandırılan bilgilere göre İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini üç ila beş yıl durdurmayı, bölgesel bir konsorsiyuma katılmayı ve yaklaşık yüzde 1,5 seviyesinde düşük zenginleştirme oranını korumayı önermeyi planlıyor. Taslakta, İran’ın yaklaşık 400 kilogram yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumu aşamalı azaltmayı ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı yetkililerinin erişimini sağlamayı önerdiği belirtiliyor.
Öte yandan, Wall Street Journal, ABD’nin Cenevre görüşmelerinde daha sert taleplerle masada olduğunu yazdı. Haberde, Trump yönetimi ve Cumhuriyetçi şahinlerin, sınırlı kapsamlı anlaşmaları kabul etmeye karşı çıktığı ifade edildi.
ABD’nin sıfır zenginleştirme politikasında ısrar ettiği ve İran’ın Fordo, Natanz, İsfahan’daki nükleer tesislerini tamamen dağıtmasını talep ettiği bilgisi paylaşılıyor. Ayrıca, yapılacak anlaşmalarda süresiz sınırlamanın olmaması ve yalnızca tıbbi amaçlarla çok düşük seviyede zenginleştirmeye izin verilmesi görüşü dile getiriliyor.
Haberde, ABD’nin yaptırımların sadece sınırlı ölçüde kaldırılmasını öngördüğü ve, İran’ın uzun vadeli bağlılığını sürdürmesi halinde ek yaptırım kaldırımlarını değerlendireceği bildirildi.
Batı medyasındaki analizler, Washington’un Orta Doğu’daki askeri varlığını artırmasının müzakerelere baskı oluşturduğunu, her iki tarafın da doğrudan çatışmadan kaçınmak istediğini gösteriyor. İran ve ABD arasındaki görüşmelerin odak noktası konusunda farklılıklar bulunduğu ve diplomasi sürecinin “son fırsat” olarak görüldüğü de vurgulandı.
Değerlendirmelerde, tarafların temel beklentilerinin halen uzak olduğu, Washington’un zenginleştirme faaliyetlerini durdurmayı ve bağlayıcı çerçeve talep ettiğini, İran’ın ise önceliğin yaptırımların kaldırılması olduğunu belirttiği kaydedildi. Ayrıca, görüşmelerin Umman aracılığıyla dolaylı yürütüldüğü ve heyetlerin ayrı odalara alınması güven eksikliğinin sürdüğünü gösteriyor. Analistler, kapsamlı bir anlaşma çıkmaması halinde geçici çözüm arayışlarının devam edeceğine dikkat çekiyor.