SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Dünya/ABD’nin Maduro’yu kaçırması İran’da hedefin Tahran olup olmadığı tartışmasını artırdı

ABD’nin Maduro’yu kaçırması İran’da hedefin Tahran olup olmadığı tartışmasını artırdı

ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu kaçırması İran’da Beyaz Saray’ın olası hedefleri ve protestolarla ilgili tartışmaları gündeme getirdi. Uzmanlar ve gazeteciler farklı görüşler öne sürüyor.

ABD’nin Maduro’yu kaçırması İran’da hedefin Tahran olup olmadığı tartışmasını artırdı
Reklam yükleniyor...

ABD’nin Maduro’yu Kaçırması İran’da “sıradaki hedef Tahran mı” tartışmasını alevlendirdi

Maduro’nun kaçırılması ve İran’da tartışmalar

(ANKARA) - ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırması, İran’da Beyaz Saray’ın bir sonraki hedefinin İran İslam Cumhuriyeti olup olmadığına ilişkin tartışmaları gündeme getirdi. İran sokaklarında, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’a yönelik tehditleriyle eş zamanlı olarak protestolar sürerken, muhafazakar sertlik yanlıları İran’ın Venezuela ile kıyaslanamayacağını ifade ediyor. Bir dizi akademisyen, gazeteci ve reformist yorumcu ise Maduro’nun akıbetinden dersler çıkarılması gerektiğini savunuyor.

İran’da ekonomik tıkanıklığın tetiklediği, rejim karşıtı protestolar devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump, önceki gün Tahran’a yönelik askeri müdahale tehditlerini yineledi. Trump, pazar gecesi yaptığı açıklamada, daha fazla protestocunun hayatını kaybetmesi halinde İranlı yetkililerin sert şekilde karşılık vereceğini söyledi.

Venezuela’da askeri alanda ABD tarafından kaçırılan Maduro’nun ardından, İran’da Washington’un bir sonraki hedefi olup olmayacağı tartışılıyor. Muhafazakar medya, İran’ın Venezuela ile karşılaştırılmaması gerektiğini vurguluyor. Nour News, İran’ın azami baskı politikası kapsamında hedefine alındığını, ancak doğrudan askeri operasyonun gerçekleşmeyeceğini belirtti. İran’ın bölgesel müttefik ağı ve stratejik derinliğin ise olası bir saldırıyı çok taraflı ve kontrol edilemez hale getirebileceği ifade edildi.

Javan gazetesi, İran’ın ulusal birliği, bölgesel nüfuz ve ekonomik çeşitlendirilmiş yapısıyla Venezuela ile kıyaslanamayacağını savunuyor. Vatan-e Emrooz gazetesi ise ABD ordusunun İran’da Venezuela’dakine benzer bir baskın yapabilme kapasitesini değerlendirdi. Jahan haber sitesi, Washington’un saldırmak için gerekçe göstermediği görüşünde bulunuyor. Maduro’nun durumu ise İran’ın dini lideri için uyarı niteliği taşıyabilir. Ahmad Zeidabadi, İran’daki sistemsel zayıflığa dikkat çekerek, iç ve dış baskıların ülkeyi kırılgan hale getirebileceğine işaret etti. Halil Aghapour, Maduro’nun İran ve Rusya sömürüsü altında olduğunu hatırlattı ve bu gelişmelerin yöneticilere dersler içerdiğini belirtti.

Ali Şerifi Zarchi, Maduro’yu eleştirerek, “Büyük petrol zenginliğine rağmen halkını yoksul bırakan bir diktatör” dedi. Amir Hüseyin Mosalla ise Maduro’nun halk protestolarını görmezden geldiğini, buna karşılık diktatörlerin kaçınılmaz sonunun yaşandığını belirtti. İran’da ciddi protestolar devam ederken, ulusal para biriminin değeri düşüyor ve alım gücü azalıyor. İnsan hakları örgütlerine göre, 28 Aralık’tan beri en az 35 kişi yaşamını yitirdi. Trump, ilk ölümler hakkında barışçıl protestocuların öldürülmesi halinde ABD’nin askeri müdahale edeceğini vurguladı.

Etiketler:

gunceldunyatartisma
Reklam yükleniyor...