ABD ve İran arasında devam eden müzakereler sürerken, Washington’un bölgedeki askerî yığınak ve güç gösterisi artıyor. USS Gerald R. Ford’un bölgeye ulaşması bekleniyor ve bölgedeki askeri güçler yoğunlaşıyor.

ABD ve İran arasında devam eden müzakereler sürerken, Washington’un Tahran’a karşı gösterdiği askerî güç yığınağı da devam ediyor. Cebelitarık boğazını geçen USS Gerald R. Ford’un birkaç gün içinde hedeflenen görev bölgesi olan İsrail açıklarına ulaşması bekleniyor. Bu sevkiyatla birlikte ABD’nin bölgedeki nükleer savaş gemisi taarruz grubu sayısı ikiye yükselirken, ABD medyası Washington’un son 20 yılda en yoğun hava ve deniz gücü konuşlandırmasını yaptığını açıkladı.
İran’a yönelik olası askeri saldırı seçeneği gündemdeyken, ABD ordusunun bölgeye askeri sevkiyatı devam ediyor. USS Gerald R. Ford’un ve bağlı olduğu uçak gemisi taarruz grubu unsurlarının, Karayipler’den Atlantik ve Akdeniz üzerinden geçerek, görülen sponsor videolarla Kanıtlandi. Ford ve Lincoln taarruz grubu gemileri, toplamda 10 binden fazla personel ve çeşitli savaş unsurlarıyla Orta Doğu’da konuşlu bulunuyor. Ulaşacağının tahmin edildiği bölge İsrail açıklarıdır.
Şu anda bölgede 13 savaş gemisi konuşlu olan ABD Donanması’nın merkezinde, Nimitz sınıfı USS Abraham Lincoln yer alıyor. Birlikte, balistik füzeleri imha kapasitesine sahip dokuz destroyer ve çeşitli destek gemileri bulunuyor. Bu güç yapısında, İran’dan gelebilecek balistik ve seyir füzelerine karşı koruma sağlayan, gerekirse İran içindeki hedefleri vurabilen sistemler de yer alıyor. Ayrıca, bölgedeki deniz kuvvetlerine, güdümlü füze denizaltısı USS Georgia ile ikmal ve destek gemileri eşlik ediyor.
İran tehditlerine karşı bölgeye THAAD ve Patriot hava savunma sistemleri konuşlandırıldı. Katar’daki Al Udeid Hava Üssü, hava savunma operasyonlarının merkezi olarak öne çıkıyor. Pentagon, olası çatışmalara hazırlık kapsamında, bölgede bulunan bazı üslerden yüzlerce askeri personeli başka görevlere kaydırdı.
ABD’nin bölgedeki hava gücü de artış gösteriyor. Uçuş takip platformları, bölgede yoğun askeri hava trafiği olduğunu gösteriyor. Çok sayıda taktik savaş uçağı, keşif ve yakıt ikmal uçağı, Ürdün ve Suudi Arabistan’daki üslerde konuşlandırıldı. Ürdün’deki Muwaffaq Salti Hava Üssü’nde, en az 18 F-15E Strike Eagle, 18 F-35A Lightning II, 12 F-16 Fighting Falcon ve altı EA-18G Growler elektronik harp uçağı bulunuyor. Ayrıca, bölgedeki elektronik düşman sistemlerini hedefleyen ve uzun menzilli operasyonlar için, elektronik harp uçakları ve erken uyarı uçakları da görev yapıyor.
Uzak bölgelerde, Portekiz’e bağlı Azor Adaları’nda, en az 11 yakıt ikmal uçağı, 12 savaş uçağı ve bir nakliye uçağı bulunuyor. Suudi Arabistan’daki üslerde tanker ve erken uyarı uçakları artış gösterirken, Katar’daki üslerde ise tankerin sayısında azalma gözleniyor. ABD, uzun menzilli saldırı ve yakıt ikmali operasyonlarını desteklemek amacıyla, C-17 ve C-5 Super Galaxy tip ağır nakliye uçaklarını kullanıyor. Bu gelişmeler, ABD’nin İran’a karşı hazırlıkların sürdüğünü ve operasyon planlarını lojistik açıdan da güçlendirdiğini gösteriyor.
ABD Başkanı’nın İran’a verdiği 10 gün süre ile askeri hazırlıklar eş zamanlı ilerlerken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, 28 Şubat’ta İsrail’e gitmek üzere hazırlandığına dair haberler de dikkat çekiyor. Tahran ise, Cenevre müzakereleri kapsamında ABD’ye sunmak üzere bir öneri dosyası hazırlıyor. Sahadaki hareketlilik ve masadaki gelişmeler, bölgenin kaderini belirleyecek olası bir anlaşmaya zemin hazırlıyor.