İsias Otel kamu görevlileri davasında verilen karara tepki: Verdikleri karara lanet olsun, adaletiniz batsın Haber: Mehmet OFLAZ - Kamera: Cemal Berk AYTEKİN (ADIYAMAN) - Adıyaman'da 6 Şubat depremlerinde 72 kişinin yaş…

Haber: Mehmet OFLAZ - Kamera: Cemal Berk AYTEKİN
(ADIYAMAN) - Adıyaman'da 6 Şubat depremlerinde 72 kişinin yaşamını yitirdiği Grand İsias Otel'e ilişkin kamu görevlileri davasında, 3 sanığa beraat, 3 sanığa ise iyi hal indirimiyle 10 yıl hapis cezası verilmesi ailelerin tepkisini çekti. Aileler gözyaşlarıyla, "Verdikleri karara lanet olsun. İnşallah bizim canımız yandığı gibi onların da canı yanar. İnşallah bizim ağladığımız gibi onların anaları da ağlar", "Adaletleri batsın", "Bu dava burada bitmeyecek" sözleriyle tepki gösterdi.
Depremde Adıyaman'daki Grand İsias Otel'in yıkılması sonucu, aralarında KKTC'li öğrenciler ve tur rehberlerinin de bulunduğu 72 kişi yaşamını yitirdi ve 10 kişi yaralandı.
Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı, otelin yapıldığı 1993'te ruhsatına onay veren dönemin Adıyaman Belediyesi İmar Müdürü Yusuf Gül, 2001 yılındaki ikinci yapı ruhsatında imzası bulunan İmar Müdürü Mehmet Salih Alkayış, Ruhsat Büro Şefi Bilal Balcı, dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Osman Bulut, Yapı Kontrol Birimi'nde görevli daimi işçi Abdurrahman Karaaslan ve Ruhsat Büro'nda görevli teknisyen Fazlı Karakuş hakkında dava açtı.
3 sanığa beraat, 3 sanığa iyi hal indirimiyle 10 yıl ceza
Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar Osman Bulut, Mehmet Salih Alkayış ve Bilal Balcı'ya, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan iyi hal indirimiyle 10 yıl hapis cezası verdi. Bu sanıklar hakkında, yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verildi. Beraat eden diğer sanıklar Yusuf Gül, Abdurrahman Karaaslan ve Fazlı Karakuş ise suçlamalardan aklandı.
“İnşallah bizim canımız yandığı gibi onlarında canı yanar”
Aileler, karara gözyaşlarıyla tepki gösterdi. Depremde tur rehberi oğlu Hasan Öz'ü kaybeden anne Rüsiye Öz, şu ifadeleri kullandı: "Verdikleri karara lanet olsun. Hiç mi acımaları yok? Hiç mi kalpleri sızlamıyor? Beraat veriyorlar. Biz çocuklarımızı toprağa verdik. Onlar dolaşacak, yiyecek, içecek. Yazıklar olsun. İnşallah bizim canımız yandığı gibi onlarında canı yanar. İnşallah bizim ağladığımız gibi onların anaları da ağlar. 3 yıldır sürünüyoruz. Verecekleri kararı 4 gözle beklerken ne gibi karar verdiler. 30 yaşında bir evladı toprağın altına vermişim. Ben 57 yaşındayım geri kalan ömrümü oğluma adamışım, oğlumun kanı yerde kalmayacak. Ayaklarım tuttuğu sürece, mahkeme kapısında gebersem bile adalet yerini bulana kadar ben bırakmayacağım. Canımız yanıyor, daha da canımızı yakmaya çalışıyorlar. Yeter artık."
"Bu dava burada bitmeyecek"
Enkazda tur rehberi kızı Müzeyyen'i kaybeden Özlem Gökçen, "Kararları zaten belliydi. Evladımın en büyük hayali şu kokartını boynuna takmaktı, onların yüzünden kokartını boynuna takamadı. Bu kokart benim boynumda değil evladımın boynunda olması lazımdı. Yanına gelince ne diyeceğim? Olmadı gene başaramadık" dedi.
Depremde tur rehberi oğlu Umut Ulaş'ı kaybeden baba Ali Ekber Tan ise "O katliamcılara, o suçlulara bir mesaj vereyim. Bu dava bitmedi, burada bitmeyecek. Bu daha başlangıç, öyle rahat uyumasınlar. Biz bu mücadeleyi bırakmayacağız" ifadesini kullandı.
Otelde 14 yaşındaki kızı Selin'i kaybeden ve Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, "Adıyaman'da bir dakika daha kalmayacağız. Adaletleri batsın. Bitmedi devam" dedi.
KKTC Baro Başkanı Hasan Esendağlı, "20 dakikalık kararın Türkçesi, bu kararın yargıçların kafalarında daha önceden mevcut olduğu halde bu duruşmaya girdikleridir. Adıyaman'da işimiz bitti; bundan sonra istinaf ve Yargıtay aşamaları olacak" ifadelerini kullandı.