Adıyaman'da vatandaşlar 2026'ya umutla değil, kaygıyla yaklaşıyor. Ekonomik kriz, işsizlik ve depremler nedeniyle beklentiler düşük seviyede.

Adıyaman'da vatandaşlar 2026 yılına kaygıyla bakıyor. Ekonomik kriz, işsizlik, geçim sıkıntısı, yüksek kiralar ve 6 Şubat depremlerinin toplam etkisi, Adıyamanlıların yeni yıla dair beklentilerinde belirleyici oldu.
Bir vatandaş, geçmiş yıllarla bugünü karşılaştırarak, yeni yılın büyük bir umut ve heyecan anlamına geldiği zamanların şimdi malum krizlerle anıldığını söyledi. Çocukluğundan hatırladığı yılbaşı alışkanlıkları ile günümüz arasındaki farkı vurguladı.
Vatandaş, ekonomik nedenlere dikkat çekerek, "Asgari ücret açıklanmasına rağmen bir ailenin geçinmesi çok zor. İşsizlik yüksek, gençler işsiz, emekliler geçinemiyor. Yeni yıl artık yeni zorluklar demek" dedi.
Bazı vatandaşlar 2026 yılına dair beklentilerini karamsarlıkla dile getirdi. Bir yurttaş, "2026’da ekonomik kriz devam edecek. Fiyatların uçuşmasını bekliyorum. Dershane ücretleri ve diğer harcamalar artacak. Sadece biraz huzur ve mutluluk istiyoruz" dedi.
Ekonomik ve toplumsal durumun insanları yorduğunu belirten başka bir vatandaş ise, "2026’dan tek beklentim kaygısız ve sağlıklı bir yaşam. Ekonomideki dalgalanmalar, sağlık sorunları ve mutsuzluklar devam ediyor. Daha denge ve sakinlik istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Bir vatandaş, yeni yıl temennisini daha toplum odaklı dile getirerek, "2026’nın ülkemize barış ve huzur getirmesini diliyorum. Gençlerin işsizlik sorunu sona ersin, kiralar düşsün. Halkın geçimi kolay olsun. 2026 yılı paylaşım ve iyilik yılı olsun" dedi.
Depremlerin etkisinin halen çok güçlü olduğunu belirten vatandaşlar, fiziki ve ruhsal anlamda toparlanmanın devam ettiğini belirtti. Kiraların yüksekliği ve ulaşım maliyetleriyle ilgili sıkıntılardan söz edildi. Bazı vatandaşlar ise 2026'nın kendileri için parlak geçmeyeceği görüşünde, "Daha kötüye gidecek gibi görünüyor. Ekonomik sıkıntılar artıyor, yeni inşaatlar tamamlanmadı, Adıyaman harabe durumda" dedi.
Gidişatın iyi olmadığı, 2026’da daha refah bir yaşam istenmesine rağmen, mevcut tabloların buna imkan tanımadığı ifade edildi.