Bu yazıda, ahiret yolculuğuna hazırlık, dünya malı ve onunla ilgili hadisler ile kıssalar ele alınmaktadır. İnsanın kendisini hesaba çekmesi ve dünyaya bağlılık konusunda uyarılar yapılmaktadır.

İnsan, yolculuğa çıkacağı zaman hazırlık yapar, eşya alır ve gözden geçirir. Ancak burada anlatılan yolculuk, birkaç gün süren bir yolculuk değil, ahiret yolculuğudur ve geri dönüşü yoktur. Bu yolculukta yapılan hataların telafisi mümkün değildir.
Yazar, bunları yazarken kendi nefsine ve okuyucuya ağır gelir. Nefs, ölümü sevmez ve gerçek bilgi buna rağmen paylaşılmalıdır. Ahiret yolculuğu yapanların görevi, kendilerini sık sık hesaba çekmek olmalıdır. Allah'ın (cc) bize verdiği nimetlere şükredip, bunların ne kadarını Yaratan'a teşekkür için kullandığımızı sorgulamalıyız.
Yapılan işlerin ve nimetlerin Allah'ı memnun edip etmediğine dikkat edilmelidir. Yaratanı unuttuğumuz zamanlar da olabilir. Peygamberimiz (sav); “Zenginliğin hayırlısı, gönül zenginliğidir.” ve Mezhep İmamı Ahmet b. Hanbel (Allah ondan razı olsun); “Mümine az bir mal kâfidir. Muhterise çok mal kafi gelmez.” gibi sözler bu konuya ışık tutar.
Yazar, fakirliğin çok iyi, zenginliğin ise kötü olabildiğine dikkat çeker. Ağırlık olarak, ahireti ihmal edip, helal haram demeden dünyaya sarılmak bir sorun olarak belirtilir. Medine’de yaşanan kıtlık ve sıkıntı anlatılır. Hz. Osman (ra)’ın ticaretten kazandıklarını, Medine’deki fakirlere dağıtması örneğiyle, dünya malına aşırı bağlılığın tehlikesi vurgulanır.
Hz. Peygamber (sav); “Kimin arzusu ahiret olursa, Allah (cc) onun kalbine zenginliği koyar ve işleri takip eder, dünya ona boyun eğer.” buyurur. Ayrıca, “Kimin hedefi dünya ise, Allah (cc) onun fakirliğini belirler ve işleri karıştırır.” ifadesi ile, dünya sevgisinin sonucu açıklanır.
Peygamberimiz (sav) döneminde yaşanmış bir örnek anlatılır: Salebe isimli sahabi, zengin olma isteğiyle Peygamberimize (sav) gelir. Dua eder ve zengin olur, ancak sonrasında camiye sadece cuma günü gelir olur ve zekâtı vermek istemez. Zekât ayetleri indiğinde itiraz eder ve cezalandırılır. Hz. Ebu Bekir (ra) ve Hz. Ömer (ra) zamanında zekâtı ödemeye zorlanır. En sonunda, malını ve hayatını kaybeder. Bu örnek, dünya malının gösterdiği zararları anlatır ve dikkat çeker.
Aziz Mahmud Hüdai (ks); “Bakma bunun karasına ağına / gönül verme bostanına bağıan / benzer heman çocuk oyuncağına / bunda aklı olan insan eğlenmez.” şeklinde dünya malına karşı uyarıda bulunur.
Yazar, tüm uyarıların ana mesajını yineler ve Allah’a (cc) emanet olunmasını ister.