Avukatlar Hüseyin Ersöz ve Seraf Özer, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in yargılandığı davada verilen kararını temyize taşıdı. Mahkemenin kararının hukuka uygun olmadığı belirtildi.

Avukatlar Hüseyin Ersöz ve Seraf Özer, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in “Kent Uzlaşısı Davası”nda verilen 6 yıl 3 ay hapishaneye mahkûm edilmesine ilişkin kararı temyiz mahkemesine sundu. Seraf Özer, yaptığı açıklamada, kararın hukuka aykırı olduğunu ve mahkemenin bozma veya beraat kararı verebileceğine inandıklarını söyledi.
30 Ekim 2024 tarihindeki operasyonda görevden alınan Ahmet Özer’e, silahlı terör örgütü üyesi olma suçlamasıyla yargılama başlamıştı. Avukatlar, mahkemenin haziran ayında aldığı kararın hukuka uygun olmadığını belirterek, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi önünde açıklamalar yaptı.
Avukat Hüseyin Ersöz, mahkemenin mahkûmiyet kararını hukuka aykırı bulduklarını ve kararın adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine inandıklarını beyan etti. Ayrıca, mahkemeye sundukları dilekçede, mahkemenin dosya içerisindeki lehe delilleri dikkate almadığını ve gizli tanık beyanlarında çelişkiler olduğunu vurguladılar.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin dilekçeyi incelemesi ve karar vermesi bekleniyor. Mahkemenin bozma veya yeniden yargılama yapma yetkisi olduğu ifade edildi. Davanın nasıl sonuçlanacağı önümüzdeki süreçte belli olacak. Avukatlar, mahkemeden hukuka uygun ve adil bir karar talep ediyor.
Seraf Özer ise, dava sürecinin hukuki mücadeleyle devam ettiğini ve sonuçta beraat beklediklerini dile getirdi. Ayrıca, mahkûmiyet kararlarının hukuki temele dayanmadığını, suçun bulunmadığını ve dosyanın düşmesi gerektiğini vurguladı.
Davayla ilişkili kayyum kararının da kaldırılması gerektiğini belirten avukatlar, hukuka uygun olmayan idari tasarrufların sona erdirilmesini talep etti. Özer, halk iradesinin gasp edildiğine dikkat çekerek, mahkemenin en kısa sürede masumiyetin tescil edilmesini istedi.
Seraf Özer, kamuoyu ve hukuk camiasına yaptığı açıklamada, davanın siyasi yönlerinin bulunduğunu ve barış sürecine zarar verdiğini söyledi. Kararın ülke hukuk güvenliğini zedelediğini ve kamu vicdanında karşılık bulmadığını belirtti. Ayrıca, mahkeme kararlarının ve resmi yazışmaların Ahmet Özer’in lehine olduğunu ancak dikkate alınmadığını vurguladı.
Genel olarak, davanın hukuki ve adil bir sonuca ulaşması talebi devam etmektedir. Özer, örgüt üyeliği suçunun bulunmadığını ve yasal girişimlerle sonuca ulaşacaklarını belirtti.