Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, AİHM'nin ihlal kararlarının yerine getirilmesine ilişkin yetkilerinin olmadığını ve Anayasa'nın yorumlama yetkisinin kendilerinde olduğunu belirtti.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Gölbaşı'nda Vilayetler Evi'nde basın mensuplarına iftarda açıklamalarda bulundu. Özkaya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Selahattin Demirtaş hakkında verdiği ihlal kararıyla ilgili şu ifadeleri kullandı: "Anayasa Mahkemesi olarak, AİHM'nin ihlal kararlarının gereğinin yerine getirilmesini sağlama yetkimiz bulunmamaktadır. İşin esasını, ihlal kararının niteliğine bakarak inceliyoruz ve gerçekten gereğinin yerine getirilmediğini tespit ediyorsak ihlal kararı veriyoruz." Ayrıca, Anayasa'nın nihai yorumlama yetkisinin kendilerine ait olduğunu belirtti ve şunları söyledi: "Dolayısıyla bireysel başvuruya konu kararda, önceki yargıyerlerince yapılan anayasal yorumların Anayasa Mahkemesi'nin yorumu ile çelişmesi halinde, Mahkememizin yorumu geçerli olacaktır."
Özkaya, Anayasa Mahkemesi Başkanı olarak, Gölbaşı'ndaki Vilayetler Evi'nde yaptığı açıklamada, TBMM Milli Dayanışma ve Demokrasi Komisyonu raporu bağlamında Anayasa ve AİHM kararlarının uygulanmasıyla ilgili soruları yanıtladı. Anayasa'nın 153. maddesinin açık olduğunu ve AİHM kararlarının da ilgili yasal düzenlemelerle uyumlu olduğunu ifade etti. "83 karar dışındaki çok sayıda ihlal kararının gerekleri yerine getirildi" diyen Özkaya, sistemsel bir sorun olmadığını belirtti. Ayrıca, Anayasa'nın 153. maddesinin bireysel başvuru hakkını düzenlediğini ve bu hakkın, kesinleşmiş ve başvuru yolları tüketilmiş kararlara ilişkin olduğunu vurguladı. Bireysel başvurunun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa tarafından teminat altına alınan haklara ilişkin olması durumunda incelenebileceğini söyledi. Yargıtay ve Danıştay kararlarının ise, kesin kararlar olması ve temel haklara ilişkin olması halinde, bireysel başvuru yoluyla değerlendirilmesine imkan tanındığını belirtti.
Özkaya, HDP hakkında açılan kapatma davasının teknik anlamda sona yaklaştığını söyledi. Davada, yaklaşık 520 kişinin eylemi nedeniyle 451'i hakkında yasaklama kararı talep edilmekte ve yaklaşık 3 bin davaya konu olmaktadır. Ayrıca, dosyada sona gelindiğini ve yakında esas incelemenin başlamasının beklendiğini belirtti.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin, Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusuyla ilgili durumu sorulduğunda, Özkaya, "Anayasa Mahkemesi tarafından herhangi bir sözlü veya fiili eylemde bulunulmadı. Süreç devam etmedi" dedi. Ayrıca, Can Atalay ile ilgili kararlar hakkında, yargısal görüşlerin kendisine ait olduğunu ve milletvekili sıfatının devam ettiğini, ancak mahkemenin çoğunlukla farklı bir görüş belirttiğini açıkladı. Özkaya, AİHM'in Demirtaş ile ilgili ihlal kararını şöyle değerlendirdi: "Biz, ihlal kararı verilmişse gereğinin yapılmasını talep ediyoruz ve yerine getirilmediğinde ihlal kararı veriyoruz. Yetki alanımız dışında olduğu için bu konuda farklı yorumlar olabiliyor."
Son olarak, Anayasa Mahkemesi'nin geçmişte yürürlüğü durdurma yetkisinin yeniden kullanıp kullanmayacağına ilişkin soruya yanıt veren Özkaya, "Yürürlüğün durdurulması müessesesinin varlığını sürdüğünü ve gerektiğinde kullanılabileceğini, ancak 2014 yılından itibaren karar verilmiyor" diye ekledi.