Anayasa Mahkemesi'nden ikinci iptal: İşkence ve kötü muameleye ilişkin hükmün açıklanması geri bırakılamaz İptal edilen kanun hükmü Anayasa Mahkemesi (AYM), yargılama sonunda hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süre…

Anayasa Mahkemesi (AYM), yargılama sonunda hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması halinde mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilebileceğini öngören kanun hükmünü iptal etti. İptal kararı, 9 ay sonra yürürlüğe girecek. Aynı düzenlemenin, 1 Haziran 2023'te iptal edildiği ve bu karardaki tespitler gözetilerek yeni düzenleme yapılmadığı belirtildi. Gerekçede, kuralın, iptal edilen hükümle kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği suçlar ve Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında işkence, eziyet ve kötü muamele suçları bakımından aynı sonuçları doğuracağı ifade edildi.
CHP ve Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesi, 2 Mart 2024 tarihinde çıkarılan ve 7499 sayılı Kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapan düzenlemenin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvuruda bulundu. Dava dilekçelerinde, HAGB kurumunun temel hak ve özgürlüklerin kullanımına ilişkin kamu otoritelerinin sınırlayıcı ve keyfî uygulamalarının önlenmesini sağlamadığı ve kuralların fiilî cezasızlık imkânı getirdiği iddia edildi.
Mahkeme, iki başvuruyu birleştirerek esastan görüşmeye başladı. Gerekçeli karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Kararda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun HAGB'nin düzenlendiği 231. maddesinin iptal edildiği ve bu kararın, 9 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtildi. Aynı zamanda, 1 Haziran 2023 tarihli iptal kararında, HAGB kurumunun yaşam hakkı, işkence, kötü muamele yasağı ve temel haklara müdahale ettiği belirtilmişti.
AYM, daha önce de HAGB kurumuna ilişkin düzenlemeleri iptal etmişti. 1 Haziran 2023 tarihli kararında, kurumun Anayasa'nın 17. maddesine aykırı olduğu ve kamu görevlilerinin görevi sebebiyle işlediği suçlar bakımından uygulanmayacağına hükmedilmişti. Gerekçede, yasal düzenlemede, bu suçlar açısından uygulanmayacağına dair herhangi bir hükme yer verilmediği ve kurumun Anayasa'nın usuli yükümlülükleriyle bağdaşmadığı vurgulanmıştı.