SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Türkiye/AP Raportörü Sánchez Amor: Türkiye’deki adaletsizlikleri izlemek üzücü, üyelik sürecinde umut beslemeye devam edeceğiz

AP Raportörü Sánchez Amor: Türkiye’deki adaletsizlikleri izlemek üzücü, üyelik sürecinde umut beslemeye devam edeceğiz

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Daimi Raportörü Sánchez Amor, Türkiye’deki demokratik gerilemenin üzcü olduğunu ve üyelik sürecinde umutlarını sürdüreceklerini açıkladı.

AP Raportörü Sánchez Amor: Türkiye’deki adaletsizlikleri izlemek üzücü, üyelik sürecinde umut beslemeye devam edeceğiz
Reklam yükleniyor...

AP Raportörü Sánchez Amor: Türkiye’deki adaletsizlikleri izlemek acı verici... Üyelik sürecinde umudu bitirmeyeceğiz

Amor'un yaptığı açıklamalar ve gözlemleri

(ANKARA) - Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Daimi Raportörü ve Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı Grubu Üyesi Nacho Sánchez Amor, "Türkiye’de son yıllarda yaşanan demokratik gerilemeyi izlemek çok acı verici" dedi.

Türkiye hakkında Avrupa Parlamentosu için uzun süredir rapor hazırlayan Amor, İstanbul’da düzenlenen AB-Türkiye İlişkilerinin Derinleştirilmesine Yönelik İlerici Yaklaşım Konferansı'nda konuştu.

Amor, yaptığı görevin kendisi için değerli olduğunu ancak oldukça zor olduğunu belirtti. "Yaklaşık on yıldır Türkiye’de demokrasinin gerilemesini izlemek hem benim hem de Avrupa’daki tüm demokratlar için acı vericidir" diyen Amor, şunları ekledi:

"Burada esas amacım Türkiye’nin şu anki durumunu değerlendirmek ama bunu dışarıdan biri olarak yapıyorum. Sizler ülkenin içindesiniz ve bazen günlük hayatta bazı şeylere alışıyorsunuz. Ancak dışarıdan gözüken durum çok daha net ortaya çıkıyor."

Amor, örnek olarak Ekrem İmamoğlu’na yönelik süreçteki hukuki sorunlara dikkat çekti. "Hukuki açıdan bakıldığında ve kampanya yürütürken bile hazırlanan tepkiler, gerçekten şaşırtıcıdır çünkü ortada yalnızca hukuksuzluk değil, toplumun büyük bir kesimini etkileyen büyük bir adaletsizlik var. Üstelik toplumda bu adaletsizliği kanıksamaya başlayan bir kesim de oluşuyor" dedi.

Amor, ziyaretleri sırasında Özgür Bey ve Ekrem Bey’le görüşme fırsatı bulduğunu belirtti. "İkisi de oldukça ilham verici insanlar. Ankara’daki görüşmemizde, CHP’nin yetiştirdiği meşhur beyaz kediyi bile görebildik. Büyük bir kararlılık gördüm" ifadelerini kullandı.

İstanbul’da Ekrem Bey’in çalışma odasını ziyaret ederken yaşadığı hissi anlatan Amor, "Ortam sıradan ve sadeydi, ancak birkaç dakika içinde büyük bir liderin ülke geleceğini yönlendirdiği bir mekanda olduğunuzu fark ediyorsunuz. Ne yapacağını bilen bir liderle karşı karşıyasınız" dedi.

Avrupa’nın sessizliği ve Türkiye’nin üyelik durumu

Brüksel’e döndüğünde Avrupa’nın Türkiye’ye karşı daha güçlü destek göstermesi gerektiğini söyleyen Amor, Avrupa’nın sessizliğini utanç verici bulduğunu ve bu durumun Avrupa’nın ahlaki zayıflığını gösterdiğini belirtti. "Bazı liderler, Türkiye’deki demokrasi mücadelesine destek vermekten kaçınmalarıyla Avrupa’nın ahlaki zayıflığını ortaya koyuyor" dedi.

AB içerisinde ‘Türkiye’yi artık istemiyoruz’ diyen lider olmadığını vurgulayan Amor, buna karşın Türkiye’de yapılan hataların üyeliğin önünü tıkadığını söyledi. "Kimse açıkça Türkiye’nin üyeliğini istemiyor diye bir ifade kullanmıyor, ama gelişmeler üyeliğin önünü kapatıyor" dedi.

Avrupa’da akılcı düşünce ile kimlik siyaseti arasındaki çatışmaya da dikkat çeken Amor, AB’nin bilim, akıl ve rasyonaliteye dayanan bir proje olduğunu vurguladı. "Türkiye’deki gelişmeler bu açıdan da yakından izlendi ve raporlara yansıdı" diye ekledi.

Amor, üyelik süreci bir liyakat süreci olup, hem aday ülkeyi hem de AB’yi bağladığını söyledi. "Türkiye yükümlülüklerini yerine getirirse, AB’nin de aynı şekilde hareket etmesi gerekir. Hatta, üyelik gerçekleşmese bile Avrupa standartlarına uyum Türkiye’de büyük bir modernleşme değeri taşır" dedi.

Geçtiğimiz hafta yayımlanan 70 yıllık parti programı sayesinde Türkiye’de demokratik güçlerin umut üretebildiğine işaret eden Amor, birkaç ay önce üyelik müzakerelerinin kapatılması yönünde bir öneri düşündüğünü, ancak demokrasiye inanan Türklerin umutlarının kaybolmaması için bu fikri rafa kaldırdığını belirtti. "Türkiye’de demokrasiye inan milyonlarca insana umut kaybettirecek adım atmaktan kaçınıyoruz" dedi.

Amor sözlerine devam ederek, "Türkiye’nin hak ettiği yere gelmesi için elimden geleni yapacağım" dedi.

Stratejik ortaklık kavramı ve üyelik süreci

Paneldeki soru-cevap bölümünde, 'stratejik ortaklık' kavramının belirsizliği sorulunca, Amor şu açıklamayı yaptı:

"Stratejik ortaklık kavramı aslında şu anlama gelir: Türkiye ne kadar ‘ortak’ olarak görülürse, o kadar az ‘aday ülke’ gibi algılanır. Avrupalı muhataplar Ankara’ya genellikle ‘güvenlik, ticaret, göç’ konularında stratejik ortaklık önerir. Ancak bu söylem çoğu zaman üyelik perspektifini unutturmaya yöneliktir. Geçmişte ABD de buna benzer bir teklif sunmuştu; üyelik olmadan stratejik ortaklık. Ama Türkiye’nin cevabı çok netti: ‘Biz tam üyelik istiyoruz’. Bunu sürekli hatırlatmak gerekiyor çünkü stratejik ortaklık, çoğu zaman üyelik sürecini gölgeleyen bir kavramdır".

Gençler ve demokrasi

Avrupa Parlamentosu Sosyalistler ve Demokratlar Grubu Başkan Yardımcısı Kathleen Van Brempt, aşırı sağın yükselişinin gençleri ve erkekleri etkilediğine dikkat çekti. "Dar milliyetçilik ve maskülen kimlik siyaseti genç erkeklere de hitap ediyor. Bu nedenle, gençler için ilerici ve kapsayıcı programlar geliştirilmesi şart" dedi. Avrupa’nın çokkültürlü ve kapsayıcı kimliğinin gençlerin desteğine açık olduğunu belirtti.

CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre ise, genç hareketlerin tarih boyunca büyük dönüşümlerin başlangıcı olduğunu vurguladı. "Jön Türkler ve 1968 hareketi gibi genç hareketler Türkiye’de büyük değişimler yarattı. Bugün de yeni fikirlerin yükseldiği ve gençlerin siyasete katılımının güçlendiği bir dönemin başındayız" diyerek, gençlerin demokrasiyi yenilemekte önemli bir rol oynayacağını söyledi.

Etiketler:

avrupatürkiyedemokrasiüyelikadaletsizlik
Reklam yükleniyor...