Gürsel Baran, Türkiye’nin tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde önemli bir merkez konumuna geldiğine dikkat çekti. Katma değere ve teknolojiye yönelmenin önemi vurgulandı.

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye’nin tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırıldığı bu dönemde önemli bir merkez konumuna geldiğine dikkat çekti. Baran, küresel şirketlerin üretim ve lojistik ağlarını çeşitlendirmek amacıyla Türkiye’yi daha fazla gündeme aldığını söyledi. Bu süreçte, katma değeri yüksek sektörlere yönelmek, ihracatı çeşitlendirmek ve teknoloji odaklı büyümeyi desteklemek, küresel belirsizlikler karşısında en güçlü sigortamız olacaktır.
ATO'nun 29'uncu dönem mart ayı meclis toplantısı, Meclis Başkan Yardımcısı Ali İhsan Özdemir’in başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Baran, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın global ekonomiye ve enerji fiyatlarına olan etkilerine değindi.
Baran, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının, enerji arzı, ticaret yolları ve fiyat dengelerini olumsuz etkilediğini belirterek, "Petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz taşımalardaki bu kapanma, maliyetleri artırdı. Benzin ve motorin fiyatlarındaki artış, taşıma, tarım, tedarik zinciri ve tüketici fiyatlarına doğrudan yansıdı. Boğaz kapanması, sigorta maliyetlerini yükseltiyor ve piyasalarda korku ve belirsizlik oluşturuyor" diye konuştu.
"Benzin ve motorin litre fiyatları 100 TL’yi aşabilirdi"
Enerji maliyetlerindeki artışın, üretim ve lojistik maliyetlerini yükselttiğine dikkati çeken Baran, enflasyonla mücadele kapsamında hükümetin aldığı önlemleri hatırlattı. Baran, "Eşel mobil sistem, pompa fiyatlarındaki artışın piyasalara yansımasını engelledi. ÖTV tamponunun kullanılmaması halinde fiyatlar 100 TL’yi geçebilirdi" dedi.
Baran, küresel gelişmelerin Türkiye’yi yakından etkilediğine vurgu yaparak, ülkenin coğrafi konumunun avantajlarına işaret etti. Baran, Türkiye’nin bölgedeki denge politikaları ve ekonomi yönetimi ile bu süreçte barış ve istikrar sağladığını belirtti. Savunma sanayiindeki gelişmelerin ve şirketlerin rolünden bahsederek, Türkiye’nin küresel dalgalanmalara karşı duruşunu vurguladı.
Türkiye’nin küresel gelişmeler karşısında üretim altyapısı, özel sektör ve konumuyla ekonomisini koruma çabasını devam ettirdiğine değinen Baran, Türkiye’nin Avrupa ve Asya arasında köprü konumunda olduğunu ve bu nedenle alternatif tedarik merkezi hale geldiğini söyledi. Baran, katma değerli sektörlere yönelmek, ihracatı çeşitlendirmek ve teknoloji odaklı büyümeyi sürdürülebilir kılmak, belirsizliklere karşı en etkili yol olduğunu kaydetti.
Baran ayrıca, Avrupa Birliği’nin, üretim gücünü kendi sınırları içine çekmek ve dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla ortaya koyduğu ‘‘Made in EU’’ stratejisinin, Türkiye’nin bu sürece dahil edilmesiyle önemli bir gelişme kaydettiğine değindi. Bu gelişmenin, Türk ürünlerinin Avrupa’daki kamu ihalelerinde dışlanmamasını sağladığını belirten Baran, otomotiv ve çelik sektörleri için önemli bir adım olduğunu söyledi. Ayrıca, bu durumun ülkenin yatırım çekme potansiyelini artıracağını ifade etti.