SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Kültür Sanat/Ayşe Aslı Duruk'un Anılarını Anlatması ve O Sabah Yaşananlar

Ayşe Aslı Duruk'un Anılarını Anlatması ve O Sabah Yaşananlar

Ayşe Aslı Duruk, o sabah yaşadığı olayları ve içsel düşüncelerini anlatıyor. Çocukluk dönemine ve suçluluk duygusuna değiniyor.

Ayşe Aslı Duruk'un Anılarını Anlatması ve O Sabah Yaşananlar
Reklam yükleniyor...

Ayşe Aslı Duruk'un Anıları ve O Sabahki Yaşadıkları

Ayşe Aslı Duruk, ilk olarak saçlarını açıp, gece boyunca oluşan kıvrımları ve dalgaları taradıktan sonra, güzel bahar sabahının serçeleri ve güneş ışığıyla dolu evin bahçesine çıktı.

O sabah hava tatlı ve ılık, güneş parlak, çimenler ıslak ve kediler ise hareketliydi. Birkaç adım atmasına engel olan kediler, ayaklarına dolanıp yakınlık göstermeye çalışıyordu.

Bir dönemde 13 veya 14 yaşlarındaydı, Mart ayındaydı ve bu yaş genellikle çocukluk çağını temsil ediyordu. O dönem yaşının, çocukların masumiyetle dolu ve özgün ruhunu yansıttığını belirtiyor. Zaman ve mesafenin anlatımıyla, yaşanan olaylara daha geniş açıdan bakabildiğini ifade ediyor.

Ancak anlatılan olay, sadece o sabah yaşanan bir şey; uzak durup düşününce bile, yaptığı kötülüğü ve suçluluğu anlatıyor. Bu kötülük, geri dönüşü olmayan ve vicdanında iz bırakan bir olaydır. Bu konuya değiniyor.

Sabah kahvaltısı yapılmak üzere meydanda kurulmuş olan tahta masanın yanında, Söğüt ağaçlarının yakınında ve yere çakılı halde durmaktaydı. Reçeller ve peynirler, arılar ve kedilerden korunmak için tel örgüyle kapatılmıştı. Türkiye'nin komşu teyzesinin kız kardeşi Beril Abla'nın hamur kızartmasını beklerken, bahçede çiçekleri ve böcekleri inceliyordu ve kedilerle birlikteydi.

Sonra bahçede büyük bir salyangoz gördü. Islak çimenler onu cezbetmiş ve izlemeye başladı. Salyangoz, sırtında kabuğuyla ve sümüksü gövdesiyle, esnenip kıvrılıyor, kıvranıyor ve hareket ediyordu. O zamanlar, çocukluğunun masumiyet ve temizliğinin, çocuk yaşta ruhundan çıkarılmak üzere olduğunu farkında değildi.

Gerçekten, tuzluğu alıp koşarak salyangozun yanına götürdü ve onu merakla izledi. Tuzu onun sırtındaki sümüksü gövdesiyle birleştirmesi, merak nedeniyle bana ilginç gelen bir deneydi. Bu deneyim, onun için bilimsel ve hayatın da bir laboratuvar olduğunu gösteriyordu. Bu olay, ilerleyen yıllarda da peşini bırakmayacak bir durum olacaktı ve suçluluk duygusu hayatına etki edecekti.

Ve o gün akşamında, saçlarındaki lavanta kokusunun acı verici ve fark edilen bir hale geldiğini hissetti. O çocukluk hatası olmadığını anladı ve artık yetişkinliğin zorlayıcı ve acımasız dünyasına adım attığını fark etti.

Etiketler:

anilarsabahcocukluksuclulukdoga
Reklam yükleniyor...