AYM, Gezi Parkı sırasında TOMA’dan sıkılan tazyikli suyla yaralanan kadının başvurusunu değerlendirerek hak ihlali kararı verdi ve olayla ilgili yeniden yargılama ile 150 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Gezi Parkı eylemleri sırasında Taksim’de TOMA’dan sıkılan tazyikli su nedeniyle köprücük kemiği kırılan kadının, açtığı davada polislerin beraatine karar verilmesi ve tazminat talebinin reddedilmesi üzerine yaptığı bireysel başvuruda "hak ihlali" kararı verdi. Kararın bir kopyası, olay hakkında meçhul şüpheliler hakkında ceza soruşturması başlatılması için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecek, ayrıca tazminat davası için de yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 2. İdare Mahkemesine iletilecek ve başvurucuya 150 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.
Gezi Parkı gösterilerinde, Taksim’de TOMA’dan sıkılan tazyikli su nedeniyle köprücük kemiği kırılan kadının dava dosyası beraatle sonuçlandı. Kadının, tazminat talebini içeren maddi ve manevi zararlarının giderilmesi amacıyla yaptığı başvurusu ise reddedildi.
Başvurucu, kolluk kuvvetlerinin etkili soruşturma yürütmemesi ve zarar hakkında tazminat talebinin reddedilmesi nedeniyle insan haysiyeti ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürdü. AYM, insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlaline hükmetti ve olayla ilgili soruşturmanın başlatılması ile yeniden yargılama yapılması talimatını verdi. Ayrıca başvurucuya 150 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verildi.
AYM’nin gerekçesinde, başvurucunun yaralanma anına ilişkin görüntülerin yok edilmesi ve sanık polislerin beraat kararlarının hukuka aykırı olduğu anlatıldı. Kolluk görevlilerinin yaralanmaya neden olduğu kabul edilmesine rağmen, olayın meçhul şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunulmamış olması ve soruşturmanın etkili yürütülmemesi nedeniyle ihlal kararı çıktı. Mahkeme, güç kullanımının orantısız olduğunu ve başvurucunun, gösteri hakkını kullanmasına rağmen kolluk güçleri tarafından ağır fiziksel muameleye uğradığını belirtti.
Ceza yargılamasında, sanıkların yaralanma olayının faili olduğu tespit edilmezken, idare mahkemesi olayın idarenin eyleminden kaynaklandığına ilişkin delil bulunmadığını kabul etti. Bu durum, zararın giderilmesi açısından olumsuz sonuç doğurdu. Ayrıca, başvurucunun barışçıl gösteriye katılmasına rağmen sağlık durumu ağır şekilde etkilenmiş olup, kullanılan kamusal gücün orantısız olduğu da vurgulandı.