Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Karadeniz'deki tanker saldırılarına ilişkin endişelerini dile getirerek, saldırıların savaşın şiddetlenmesine yol açabileceğine dikkat çekti. Ticaret yollarının korunması önemine vurgu yaptı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Karadeniz'e yönelik saldırılar konusunda açıklamalarda bulundu. Sadece Ukraynalı dostlarımızla değil, Rus tarafıyla da aynı endişeleri paylaştıklarını belirtti. Büyükelçileriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade eden Fidan, ticaret yollarının hedef alınmasını ve ticaret gemilerinin vurulmasını istemediklerini söyledi. Bu saldırıların savaşın tırmanmasına neden olabileceği kaygısını taşıdıklarını vurguladı.
Fidan, Katar Dışişleri Bakanlığı'nın ev sahipliğinde düzenlenen 23. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, Suriye'de yaşanan gelişmelerin Türkiye üzerinde büyük etkisi olduğunu kaydetti. Suriye ile Irak'ta olup bitenlerin, emniyet, güvenlik, mülteci ve ekonomi gibi alanlarda yarattığı etkileri dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Esad rejiminden kaçanlara kapılarını açtığını ifade etti.
Fidan, Suriye'de muhalefete verilen desteğin durduğunu ve uluslararası toplumun bu desteği bıraktığını, ABD ve Batı'nın bazı çevrelerden muhalefet yerine PKK'ya destek verilmesi yönünde tavsiyeler aldığını belirtti. SDG kuvvetlerinin Suriye ordusuna entegrasyonuyla ilgili olarak, SDG'den ve diğer unsurlardan Türkiye'nin çıkarlarına ters hareket edenlerin çıkarılmasını istedi. Ayrıca, bu sürecin kolay olmayacağını, büyük ve teknik adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Fidan, PKK lideri Abdullah Öcalan'la görüşmeler yürüttüklerini ve geçmişte Türkiye'nin bu konuda angajmanlarda bulunduğunu hatırlattı. Suriye’de rol oynayabileceğine inandığını belirtti, ancak PKK’nın bu yetkiyi kullanıp kullanmayacağından emin olmadığını söyledi.
Fidan, ABD'nin Suriye ve İsrail politikalarıyla ilgili beklentilerinden bahsetti. Trump hükümetinden beklentiler olduğunu, ateşkesin başarısız olabileceğine ve İsrail’in Gazze üzerindeki planlarının endişe verici olduğunu dile getirdi. Ayrıca, ABD ve diğer ülkelerin bu bölgedeki barış girişimlerini desteklemesini önemsediklerini ifade etti.
Uluslararası İstikrar Gücü'ne Türkiye’nin katkısının, meşruiyetin artırılması ve bölgedeki istikrar açısından önemli olduğunu söyledi. İsrail ve Filistin arasındaki çatışmanın durdurulması ve Gazze’de güvenliğin sağlanması amacıyla, sınırların korunması ve çatışmanın önüne geçilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Hamas'ın silahsızlandırılmasının ilk adım olamayacağını belirtti. Gazze’ye insani yardımın akması ve emniyet önlemlerinin alınması gerektiğini anlattı. Garantörlük konusunda ise, adlarının geçmediğini, ancak imzacı ortaklar olarak durumu yakından takip ettiklerini kaydetti.
Fidan, İsrail'in Gazze’deki planlarına ilişkin olarak, İsrail’in Gazze’yi yaşanamaz hale getirme veya tamamen ortadan kaldırma planlarının bulunduğunu aktardı. İsrail’in durdurulması konusunda, sadece ABD’nin ve bazı ülkelerin girişimleriyle ciddi adımlar atılabildiğini sözlerine ekledi.
Fidan, Türkiye’ye yakın gemilere yapılan saldırıların endişe verici olduğunu ve bu saldırıların inkar edilmesiyle ilgili olarak, Ukraynalı dostlarımızla ve Rus tarafıyla endişeleri gündeme taşıdıklarını ifade etti. Savaş tırmanışını önlemek için çaba gösterdiklerini ve bu saldırıların, metodoloji ve coğrafi açıdan endişe kaynağı olduğunu vurguladı.