Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, provokasyonlara karşı duruşunu ve caydırıcılık kabiliyetlerini vurgulayarak, savaş ve bölgesel gelişmeler hakkında görüşlerini paylaştı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bangladeş Dışişleri Bakanı Khalirur Rahman ile Bakanlıkta buluşmasının ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Fidan, Bangladeşli meslektaşının şubat ayında göreve başlamasının ardından ilk ikili ziyaretini Türkiye'ye gerçekleştirmesinin kendileri açısından önemli olduğunu belirtti. Bangladeş'te seçimlerin sonrası hükümetin kurulduğunu ve bu sürecin istikrarlı olduğunu ifade etti. Türkiye'nin Bangladeş ile köklü ilişkileri olduğunu ve tarihi kardeşlik bağlarının sürdüğünü vurguladı. Ayrıca, ekonomik ve politik alanda daha güçlü bir ortaklık hedeflediklerini dile getirdi. Fidan, iki ülke arasındaki ticaret hacminin potansiyelinin altında kaldığını ve arttırılması gerektiğini söyledi. Bu çerçevede uluslararası platformlardaki ortak duruşu ve iş birliğini güçlendirmeyi planladıklarını ekledi.
Bakan, Bangladeş'in 1 milyondan fazla Rohingya Müslümanına ev sahipliği yaparak insani bir fedakarlık gösterdiğini belirtti. Bu yükü paylaşmak ve yardımda bulunmak amacıyla toplam 80 milyon dolarlık insani yardımların sağlandığını sözlerine ekledi. Türkiye'nin bölgedeki istikrar, güvenlik ve refahı önceliklendirdiğine vurgu yaptı. Savaşın yayılmasına endişeyle baktıklarını ve tarafların diplomasiye dönmesi gerektiğini vurguladı. Savaşın bölge ve küresel ekonomik istikrarı tehdit ettiğini kaydetti. Ayrıca, bölgedeki çatışmanın temelinde yatan sorunlara dikkat çekerek Netanyahu hükümetinin yayılmacı politikalarına ve bölgede yaşanan insani krizlere değindi. İsrail'in Gazzedeki saldırıları ve Mescid-i Aksa'nın ibadete kapatılmasının risklerini dile getirdi.
İsrail'in Lübnan ve bölgedeki diğer ülkeler üzerindeki etkilerinden endişe duyduğunu belirtti. Netanyahu hükümetinin bölgedeki insani durumları ağırlaştırmak ve egemenlik alanlarını genişletmek istediğine işaret etti. İsrail'in yeni adımlarını ve bölgedeki müdahalelerini eleştirerek, uluslararası toplumun harekete geçmesini talep etti. Ayrıca, İsrail'in iki devletli çözüm ve Kudüs merkezli Filistin devletinin kurulması yönündeki yaklaşıma inançlarını dile getirdi.
Türk ve Bangladeş diplomatlar arasında yeni iş birliği mutabakatı imzalandığını ve bu anlaşmanın ikili ilişkileri geliştireceğine inandığını belirtti. Bangladeş'in uluslararası platformlarda önemli bir ortak olduğunu ve küresel Güney’in güçlü temsilcisi konumunda bulunduğunu aktardı. Ayrıca, BM 81. Genel Kurul Başkanlığına adaylıklarını desteklediğini ve bunun önemini vurguladı.
Rahman, ilk yurt dışı ziyaretinin Türkiye olduğunu ve Başbakan'ın selamlarını ilettiğini belirtti. Türkiye ile 1000 yıllık dostane ilişkilerinin olduğunu ve tarihten gelen kardeşlik bağlarının güçlendiğine vurgu yaptı. Ayrıca, önümüzdeki beş yıl içinde ilişkilerin farklı alanlarda gelişeceğini ve çeşitli iş birliği imkanlarının artacağını ifade etti. Asya’nın zamanının geldiğine inandığını ve bu dönem içinde Türkiye’nin, küresel güney ülkelerin ve Bangladeş’in katkılarını beklediğini söyledi. Ekonomik krizler ve bölge çatışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Körfez’de çatışma ve bölgesel saldırılar nedeniyle yaşadıkları zorluklardan bahsetti. Filistin konusunda da benzer görüşler paylaştığını ve Kudüs’teki Filistin Devleti’nin kurulması için çaba gösterilmeye devam edileceğini belirtti.
Son olaylarda İranlı meslektaşıyla görüştüğünü ve bölgede devam eden çatışmaların olası genişlemesine yönelik uyarılarını paylaştığını ifade etti. İran’a yönelik saldırıların ve bölgedeki savaşların durdurulması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, İsrail’in Gazze’deki saldırıları ve batı şeria girişimleri konusunda endişelerini dile getirdi. İnsanî yardımların kesintisiz ulaştırılması ve insani durumların iyileştirilmesine vurgu yaptı.