Ankara'da düzenlenen basın açıklamasında, Barış Bildirisi'nin 10. yılı nedeniyle ihraç edilen akademisyenler ve CHP Milletvekili Sevilay Çelenk açıklamalarda bulundu. Barış talebinin devam ettiğine vurgu yapıldı.

İhraç edilen akademisyen Can Irmak Özinanır, Barış Akademisyenlerine "düşman hukuku" uygulandığını belirtti ve barış talebinde ısrar eden akademisyenlerin yanında olduklarını ifade etti. Özinanır, 10 yıl içinde yaşananlardan ve yapılan uygulamalardan bahsetti.
Özinanır, 10 yılda yaşamını yitiren Barış Akademisyenlerini saygı ve özlemle andıklarını, camianın yaşananlar karşısında karşılaştığı cezalandırma yöntemlerinden bahsetti. Bu süreçte hukukun temel ilkelerinin dikkate alınmadığını vurguladı.
2016 yılındaki darbe girişimi sonrası yaşanan OHAL ile birlikte üniversitelerdeki eleştirel düşünceyi ortadan kaldırmaya çalışıldığını, üniversitelerin tasfiye edildiğini, çok sayıda akademisyenin ihraç edildiğini ve ceza davalarıyla karşılaştıklarını anlattı. 2019 yılında Anayasa Mahkemesi'nin Bildiri'nin ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu belirtmesine rağmen, akademisyenlerin görevlerine dönemediğini dile getirdi.
OHAL İnceleme Komisyonu'nun akademisyenlerin başvurularını reddettiğine dikkat çekti. İç hukuktaki dava süreçlerinin devam ettiğini ve farklı mahkemelerin farklı kararlar verdiğini açıkladı. Göreve iade edilen akademisyenlerin durumu hakkındaki belirsizliğin devam ettiğini belirtti.
Demokratik Toplum Partisi Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, "Bu suça ortak olmayacağız" bildirisi 10 yılını, kendisinin ise 9 yılını doldurduğunu söyledi. KHK ile ihraç edildiğini hatırlattı ve sürecin beklenmedik şekilde uzun sürdüğünü belirtti.
Çelenk, akademisyenlerin görevlerine dönmek için umut ettiklerini ancak gerçekleşmediğini, bu durumun böyle olmaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, bildiriye imza atan akademisyenlerin ve barış imzacılarının kesintisiz mücadele ettiğini, aynı zamanda toplum hayatında aktif olduklarını dile getirdi.
Çelenk, barış çağrısında bulunarak, ilk yaptıkları açıklamaların ve gösterdikleri mücadelelerin önemli olduğunu ve bu süreçte yaşamlarının zorlaştığını, özellikle genç kadroların devam etmekte zorlandığını söyledi. Üniversite ve akademik özgürlükler konusunda sürekli mücadele edilmesi gerektiğini belirtti.
Son olarak, yeni bir barış sürecini ve mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti ve barış imzacıları olarak onurlu olduklarını söyledi.