Doğu ve Güneydoğu illeri baroları, Bursaspor-Somaspor maçında Leyla Zana’ya yönelik sözlü saldırı ve pankartlara ilişkin ortak açıklama yaptı. Söylemlerin ayrımcı ve barışı bozucu olduğu vurgulandı.

Doğu ve Güneydoğu illeri baroları, Bursaspor-Somaspor karşılaşması sırasında tribünlerde açılan "Beyaz Toros" pankartları ve Leyla Zana’ya yönelik sloganlara ilişkin, bu ifadelerin sadece anlık bir taraftar tepkisi ya da sıradan bir tezahürat olmadığı açıklamasını yaptı. Bu söylemler; kadınların ve Kürtlerin kamusal alandaki varlığını, siyasal temsiliyetini ve eşit yurttaşlık haklarını hedef alan ayrımcı bir anlayışın dışavurumudur.
Olaya ilişkin, TFF 2’nci Lig Kırmızı Grup’ta karşılaşan Bursaspor-Somaspor maçında tribünde Kürt siyasetçi Leyla Zana’ya yönelik küfürlü tezahürat ve pankartların açılması tepkilere neden olmaya devam ediyor. Diyarbakır, Van, Mardin, Ağrı, Hakkari, Tunceli, Şırnak baroları, ortak açıklama yaparak nefret dilinin yalnızca hedef alınan kişileri değil, toplumsal barış ve birlikte yaşam iradesini de zedelediğini bildirdi.
Nefret söyleminin cezasız kalmaması gerektiği belirtilen açıklamada, "Bursaspor-Somaspor karşılaşması sırasında tribünlerden yükselen ve Leyla Zana’yı hedef alan aşağılayıcı ve ayrımcı ifadeler, spor alanlarında kabul edilemez. Bu söylemler, insan onuruna ve temel haklara yönelik nefret içerikli saldırılardır. Bu ifadelerin rastgele veya sıradan olduğu düşünülemez. Bu söylemler, kadınların ve Kürtlerin kamusal alandaki varlığını, siyasal temsiliyetini ve eşit yurttaşlık haklarını hedef alan ayrımcı dışavurumdur. Nefret dili, sadece hedef alınanlara değil, toplumsal barış ve birlik iradesine de zarar vermektedir. Bu dil böylece demokratik toplum düzeni ve hukuk devleti ilkeleriyle de bağdaşmamaktadır. Nefret söyleminin cezasız bırakılması, ayrımcılığı normalleştirir ve toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir" denildi.
Türkiye Futbol Federasyonu’nun yaptığı açıklamada, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un, hakaret içeren tezahüratları, küfürleri ve kişilik haklarına saldırı ifadelerini yasakladığı ve yaptırım öngördüğü belirtildi. Bu kapsamda maç kayıtları, kamera görüntüleri ve federasyon raporlarının incelenerek sorumluların tespit edilmesi ve gerekli cezaların uygulanması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, federasyonun disiplin kuralları çerçevesinde etkili, caydırıcı ve şeffaf yaptırımlar uygulaması zorunluluğu dile getirildi. Bölge baroları, insan onurunu ve eşit yurttaşlık ilkesini esas alan bir duruşla, ayrımcılık ve nefret söylemine karşı mücadelelerini sürdüreceklerini açıkladı.