ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri adımları ve söylemlerinin sertleşmesi, batı medyasından analizlerde Trump’ın seçeneklerinin yüksek risk içerdiği belirtiliyor. Trump’ın otoritesi ve stratejileri sorgulanıyor.

(ANKARA) - ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri adımları ve sert söylemleri, Batı medyasında geniş yankı bulurken, ABD’de Trump yönetiminin Venezuela’da Maduro yönetimini devirmeye yönelik çabaları, bir çıkış yolu bulunamayan bir duruma dönüşüyor. CNN ve The Guardian’da yayımlanan analizlerde, Beyaz Saray’ın Venezuela konusunda zorlanmalar yaşadığı belirtiliyor. Analizlere göre, Trump’ın elinde kalan seçenekler yüksek risk taşıyor ve Maduro’nun direnci, Trump’ın iç ve dış politikadaki gücünü zorlayıcı nitelikte.
Stephen Collinson’un CNN analizinde, Trump’ın Venezuela politikasında sert tutumlarının kontrolden çıkma tehlikesine işaret ediliyor. Analize göre, Maduro’nun Trump’a meydan okuması ve Venezuela’da kalmayı sürdürmesi, Trump’ın söylemlerini “boş tehdit” haline getiriyor. Bu durum, hem iç kamuoyunda hem de uluslararası alanda Trump’ın güçsüzlük algısını güçlendirebilir. Ayrıca, Trump’ın seçeneklerinin sınırlı olduğu ve ya askeri güç kullanımıyla çatışmaya girmeyi ya da geri adım atarak zayıflamayı tercih edeceği vurgulanıyor. Eğer Maduro iktidarda kalırsa, Trump’ın tehditlerinin caydırıcı gücü azalabilir. Analizde, ABD’nin Venezuela’da kurulacak “dost hükümet” ile göçmenleri ve petrol, maden gibi ekonomik çıkarları yeniden kazanmaya çalışabileceği belirtiliyor.
Robert Tait imzalı The Guardian analizinde, Trump’ın Maduro’ya doğrudan telefonla ultimatom verdiği, ülkeyi terk etmesini istedği ve kendini kurtarmasını talep ettiği hatırlatılıyor. Ancak bu tehdit, Maduro’nun direncini kırmak yerine Trump’ı daha zor bir duruma soktuğu yorumlarına neden oluyor. Guardian’a göre, Trump’ın Venezuela ile uzlaşma arayan elçisi Richard Grenell’in yerine daha sert siyaseti tercih eden isimlerin, özellikle Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ön plana çıkması, gerilimi artırmış. Maduro’nun Washington’a petrol ve maden kaynaklarına erişim teklif ettiği halde, ABD’nin çatışma yolunu seçtiği öne sürülüyor. Analizde, Venezuela meselesinin Trump’ın ilk döneminden kalan tamamlanmamış bir konu olduğu, uyuşturucu, göç ve Çin gibi hassas başlıklarla iç içe geçtiği, bu nedenle Trump’ın geri adım atmaya niyetli olmadığı ifade ediliyor.