BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, ülkenin en büyük probleminin ekonomi olduğunu vurguladı. Hayat pahalılığı, düşük ücretler ve gelir dağılımı sorunları üzerinde durdu.

(ADIYAMAN) - BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Ülkenin en büyük problemi, açık ara ekonomi çıkıyor, açık ara hayat pahalılığı çıkıyor, emeklilerimizin ücretlerinin düşüklüğü, asgari ücretin düşüklüğü, gelir dağılımındaki adaletsizlik çıkıyor" dedi.
BBP Genel Başkanı Destici, partisinin Adıyaman programı kapsamında yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarını, deprem bölgesine ayrılan bütçe kalemlerini, ekonomideki sorunları, hayat pahalılığını, asgari ücret ve emekli maaşlarını, "Terörsüz Türkiye" hedefini ve Suriye’nin kuzeyindeki gelişmeleri değerlendirdi.
Destici, toplumun en büyük sorununun ekonomi olduğunu ifade ederek, "Ülkenin en büyük problemi, açık ara ekonomi çıkıyor. Açık ara hayat pahalılığı çıkıyor, emeklilerimizin ücretlerinin düşüklüğü, asgari ücretin düşüklüğü, gelir dağılımındaki adaletsizlik çıkıyor" dedi. Fiyat zincirindeki farklar ile ilgili olarak manav ve pazarda ürün fiyatları ile üretici satış fiyatları arasındaki uçurumdan söz etti. "Manav’a gidiyorsun mandalina 50 lira, portakal 60 lira… Bahçeden en fazla 10 liraya alınıyor" diyerek, bunun dünya ortalamalarının iki kat ile üç kat arasında değiştiğine, Türkiye’de ise on katına çıkarıldığına dikkat çekti. Destici, "Buraya mutlaka bir düzenleme getirilmesi lazım. Hal yasasının bir an önce çıkarılması lazım" ifadelerini kullandı.
Destici, asgari ücrete ilişkin olarak, "Asgari ücret arttırıldı diye hemen etiket değiştirenler var. Fiyatlarında neredeyse bu oranda zam yapmaya kalkışanlar fırsatçı" diyerek, devletin yasa çıkarak buna önlem alması gerektiğini belirtti. "Bunlarla mücadele edecek... Bu ahlaksızlığı, bu soygunculuğu, bu fırsatçılığı yapanları hapis dahil en ağır cezayla cezalandıracaksın ki bir daha buna cesaret edemesinler" diye konuştu.
Deprem bölgesine harcanan para miktarını 100 milyar dolar olarak belirten Destici, "Daha da harcanacaktır. Çünkü yapılması gereken altyapı, üstyapı, çevre yolları, yeni istihdam alanları gibi pek çok iş vardır" dedi. Ayrıca, bölgeden göç edenlerin geri dönüşünün başladığını, bunun gerçekleşmesi için esnaf ve sanayicinin desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Kamudaki taşeron işçilerin sorunlarını anlatan Destici, "Geçtiğimiz yasama döneminde pek çok kesimin talebi karşılandı. O kesimden eksik kalan nokta kamuda çalışan taşeron işçiler" ifadelerini kullandı ve kamuda çalışan taşeron işçilerin kadroya geçirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Adıyaman’ın önemli bir üretim ürünü olan tütün ile ilgili sorunların takipçisi olacaklarını belirtti. Türkiye’deki ekonomik sıkıntıların temel nedeninin PKK olduğunu söyleyen Destici, "Türkiye’nin ekonomisinin bugün bu zorlukları yaşamasının birinci sebebi PKK ve onların arkasındaki güçlerdir" dedi. PKK ile mücadelede harcanan kaynağın tutarını 40 yıl boyunca iki trilyon doların üzeri olduğunu, deprem bölgesine harcananın ise onun 20 katı olduğunu belirtti.
"Terörsüz Türkiye" hedefini desteklediklerini ifade eden Destici, terör örgütünün verdiği sözleri tutmadığını, silah bırakma ve müzakereden yana olmadığını söyledi. "Silah bırakacak, şartsız, müzakeresiz, pazarlıksız. Ama bunu gördük mü? Bırakmadı. Sadece 25-30 silah gösterilerek yakıldı, diğer unsurlar duruyor" şeklinde konuştu.
Meclis çalışmalarında ortaya konan raporlara değinen Destici, PKK ve uzantısı DEM Partisi’nin raporlarında uzlaşma ve bütünleşe karşı irade olmadığını belirtti. PKK’nın Suriye’de devlet kurmak istediğine dikkat çekerek, "SDG’nin tasması da ABD’nin elindedir, bazı Avrupa ülkelerinin elindedir" dedi.
Destici, Gülben Ergen’in Adıyaman’da düzenlenen bir etkinlikte vatandaşlarla halay çekerken, yanındaki tesettürlü kadının elini bıraktığını gösteren bir videoyu eleştirdi. "Tesettürlü kadın, ben izledim videoyu, elini tekrar tutmaya çalışıyor, o elini tekrar itiyor ve elini tutmuyor. Ama öbür tarafta açık olan kadının elini tutuyor ve onunla halay çekiyor" dedi. Bu durumu, "Bunların anlayışı bu, bunlar bizden değil" sözleriyle değerlendirdi ve sözlerini ‘‘Daha fazla konuşmayı istemiyorum’’, diye bitirdi.