Beykoz Belediye Başkanı Köseler’in avukatı Çiğdem Kezer, iddialara ilişkin dosyada olumsuz tanık beyanı dışında delil bulunmadığını ve ses veya görüntü kaydı olmadığını belirtti.

İSTANBUL — Tutuklu Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in avukatı Çiğdem Kezer, Köseler’in ihale firmalarını yönlendirdiği iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Kezer, yaptığı açıklamada, “İddialar doğru değildir. Müvekkilim ihaleye fesat karıştırmak suçundan tutukludur. Ancak, dosya kapsamı itibarıyla olumsuz tanık beyanı dışında hiçbir delil bulunmamaktadır. Bu kapsamda ne ses kaydı, tape kaydı, görüntü kaydı veya olumsuz MASAK raporu mevcuttur” şeklinde ifade etti.
Kezer, ayrıca, “Beykoz’un seçilmiş Belediye Başkanı Alaattin Köseler ile ilgili olarak kamuoyunda sıkça olumsuz algı yaratmak amacıyla yapılan iddialarla ilgili açıklama yapma gereği oluşmuştur. İhale firmalarını yönlendirdiği iddiaları doğru değildir. Köseler, ihaleye fesat karıştırmak suçundan tutukludur ve dosya kapsamında olumsuz tanık beyanı dışında delil yoktur. Ses, görüntü kaydı veya MASAK raporu bulunmamaktadır. Ayrıca, en son duruşmada iki tanık ifadesini ‘Belediye duyumuydu’ şeklinde değiştirerek önceki ifadelerinden vazgeçmiştir. ‘Beykoz Kahvecisi’ isimli WhatsApp grubunun kurulduğu tarih mahkeme tarafından belirtilmiş ve bu grubu kuran kişileri tanımadığını ifade etmiştir. İhale firmaları da Köseler’i itaat amiri dışında tanımadıklarını belirtmiştir” açıklamasında bulundu.
Kezer, “Bu süreç ciddi mağduriyetlere neden olmuştur” diyerek, “Dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda mali müşavir, denetçi ve teknik incelemeler yapılması için dosya bilirkişilere gönderilmiştir. Şu anda bilirkişi raporu henüz hazır değildir ve rapor beklenmektedir. Aynı zamanda, kamu zararına ilişkin değerlendirmeler de bu raporla netlik kazanacaktır” ifadelerini kullandı.
Köseler’in 2, 3 ve 4 Eylül tarihlerinde toplam 32 saatlik yargılama sonunda tahliye edildiği, bir gün sonra ise yeniden tutuklandığı belirtilmiştir. Bu tutuklama değişikliğinin, Beykoz’daki siyasi dengelerdeki değişiklikler nedeniyle olduğu değerlendirilmiştir. Kezer, “Müvekkilimin özgürlüğü, başkalarının konfor alanıyla takas edilmiştir. Anayasa’nın 38. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi, masumiyet karinesini korumaktadır. Bu süreç, ciddi mağduriyetlere sebep olmuştur” diyerek, “Tutuksuz yargılanma en büyük dileğimizdir. Adil ve hakkaniyetli bir yargılama bekliyoruz” ifadesini kullanmıştır.