Selahattin Demirtaş’ın hapis cezasına Bölge Barolarından tepki: Hukuk devleti ve ifade özgürlüğü kaygıyla karşılanıyor (ANKARA)- Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Baroları, HDP eski Eş Genel Başkanı tutuklu Selahattin Dem…

(ANKARA)- Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Baroları, HDP eski Eş Genel Başkanı tutuklu Selahattin Demirtaş hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla verilen 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasına tepki gösteren yazılı açıklama yayımladı. Bölge Baroları'nın açıklamasında, "Hukuk devleti ve ifade özgürlüğü açısından kaygıyla karşılıyoruz" ifadeleri yer aldı.
Bölge Baroları, Demirtaş hakkında 2015-2016 yılları arasında yaptığı açıklamalar gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla verilen mahkumiyet kararına ilişkin ortak yazılı açıklamada bulundu. 14 kenti kapsayan bölge barolarının açıklaması şu şekildedir:
"Halkların Demokratik Partisi'nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında, 2015-2016 yıllarında yaptığı konuşmalar gerekçe gösterilerek 'Cumhurbaşkanına hakaret' iddiasıyla açılan davada 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası verilmesini, hukuk devleti ve ifade özgürlüğü açısından kaygıyla karşılıyoruz.
Siyasal alanda yapılan konuşmalar; eleştiri, değerlendirme ve muhalefet hakkının doğal bir parçasıdır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi ile Anayasa'nın 26. maddesi, ifade özgürlüğünü güvence altına almakta; bu özgürlüğün özellikle siyasetçiler bakımından daha geniş yorumlanması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Yerleşik uluslararası içtihatlarda da kamu gücünü kullananların, sert ve rahatsız edici eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermekle yükümlü olduğu vurgulanmaktadır.
"Ceza tehdidi altında tutulan siyasal söylem, yalnızca bireyleri değil, toplumun tamamını susturur"
Buna rağmen, yıllar önce yapılmış siyasi konuşmalar nedeniyle verilen bu mahkumiyet kararı, ifade özgürlüğünün daraltıldığını ve ceza hukukunun siyasal alana baskı kurma aracına dönüştüğünü göstermektedir. Ceza tehdidiyle susturulan siyasal söylem, sadece bireyleri değil, tüm toplumu etkiler; demokratik tartışma ortamını zayıflatan bir durumdur.
Öte yandan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları bağlayıcı olup, Selahattin Demirtaş'ın derhal tahliyesi gerektiği yönünde olup, bu yükümlülük henüz yerine getirilmemiştir. Yeni mahkumiyet kararı ise hukuki belirsizliği arttırmaktadır. AİHM kararlarının uygulanmasını ve hukuka aykırı tutukluluğun sona ermesini beklenirken verilmiş bu karar, yargının uluslararası insan haklarına uygun davranmadığını göstermektedir.
Bölge Baroları, düşünce ve ifade özgürlüğü haklarının cezalandırılmasını kabul etmemekte olup, yargının anayasal ve uluslararası normlara uygun hareket etmesini beklediklerini ve bu ilkelerden sapan yargısal uygulamalara karşı olduklarını kamuoyuna iletmektedirler.