Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, dünya üzerinde güçlerin kararlarına karşı durma ve kendi geleceğimizi inşa etme gerekliliğine dikkat çekti. Ülke ve bölge sorunlarına değindi.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, partisinin Almanya Berlin Teşkilatı tarafından düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada, dünya ve coğrafyamızda insanların şerefleri, haysiyetleri ve onurları emniyet altında olmadığını söyledi. Kimin yaşayacağı veya öleceğine karar veren güçlerin olduğunu vurgulayan Baş, bunun ne Müslümana ne de Türk'e yakışmadığını belirtti. Aynı zamanda kendi kaderimizi belirlememiz gerektiğini dile getirdi.
Baş, dünya üzerinde hakimiyet kurma iradesi olmanın gerekliliğinden bahsetti. Babası Prof. Dr. Haydar Baş’ın dünyayı yönetecek sistemin temellerini attığını ve bunun fikri modelini ortaya koyduğunu söyledi. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla ilgili örneği vererek, Çin ve Pakistan gibi ülkelerin yuanla ödeme yaparak Hürmüz Boğazı'nı kullanmaya devam ettiğini belirtti. Bu gelişmelerin dünya tarihinde önemli bir devrim olduğunu ifade etti. Bu fikirlerin, 2005 yılında Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli'nde yer aldığını ve dünyayı değiştiren fikirler olduğunu kaydetti.
Baş, kimin öleceğine ve kimlerin yaşayacağına karar verilirken, insanların kendi geleceğini inşa etmesi gerektiğine işaret etti. Bağımsız Türkiye Partisi'nin ülkesi ve sınırlarını aşan mücadelesinin temel amacının budur. Dünya, başkalarının kararlarıyla değil, kendi kaderiyle yaşaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, bölgedeki mezhep çatışmalarına dikkat çekti ve eski lider Haydar Hoca’nın bunun önüne geçtiğini belirtti. "Tevhidin merkezi ehlibeyttir" diyerek mezhep kavgasına karşı durulduğunu ve bu ideallerin peşinden gidilmesi gerektiğini dile getirdi.
Bölgedeki mezhep çatışmalarının, bölgede milyonlarca insanın ölmesine ve evsiz kalmasına neden olduğunu belirten Baş, bunların arasını açmanın ve bölmenin amaç olduğunu söyledi. Haydar Hoca'nın "Tevhidin merkezi ehlibeyttir" ifadesiyle mezhep kavgasının önüne geçildiğini vurguladı. Bu ideallerin benimsenmesi ve takip edilmesi gerektiğini belirtti.
Ali Şeriati’nin duasına yer veren Baş, dua sırasında halk, ilim, din ve birlik için dileklerde bulundu. Dua, ülkede ve bölgede ihtiyaç olunan dini ve kültürel birliği vurguladı. Dua sırasında halkın ve müminlerin bilincine, inancına ve tutumuna vurgu yapıldı. Dua Allah’tan ilim, din, bilgi, irade ve vahdet temennisi ile sona erdi.
Baş, emperyalizmin bölücü faaliyetlerine dikkat çekerek, Türkiye’nin laik, demokratik ve hukuk devleti ilkelerine sahip çıkması gerektiğini söyledi. Atatürk’ün ilkelerine ve ehl-i beyt fikrine sarılmanın önemli olduğunu belirtti. Milli Ekonomi Modeli, ehlibeyt ve Atatürk’e sadakatle sahip çıkılması gerektiğini söyledi. Bu şekilde ülkenin aydınlık yarınlara ulaşacağına vurgu yaptı.