Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, komisyon ve ekonomi politikalarını eleştirerek, toplumun genelinde böyle bir sürece destek olmadığını belirtti. Komisyonun gücü CHP ile sağlandı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Meltem TV’de yayınlanan Özel Gündem programında açıklamalarda bulundu.
Baş, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun meşruiyetinin CHP’nin orada bulunmasıyla sağlandığını söyledi. Ana muhalefetin bu komisyonda yer almaması halinde, söz konusu komisyonun önemli bir şey söylemediğini belirtti. Orada elle tutulur bir şey olmadığını ve toplumun genelinde böyle bir kabul bulunmadığını vurguladı. Ayrıca, medyadaki birkaç kişinin haricinde toplumun bu süreci desteklemediğini ifade etti.
Baş, Çukurova’ya havalimanı yapılmasının tarımı olumsuz etkilediğini ve ürün maliyetlerini artırdığını dile getirdi. Tarım alanlarının madde kaybına uğradığını ve çevresinde rant ve şehirleşmenin oluşacağına işaret etti. Bu durumun ürün fiyatlarını artırdığını ve bunun temel sebep olduğunu ifade etti.
Baş, ülkemizde üretim yapan fabrikaları satma politikalarını eleştirerek, özellikle Atatürk döneminde yapılan fabrikaların satılmasını hatırlattı. Satılan ürünlerin esas amacının, satmak değil, üretim yapıp satmak olduğunu vurguladı. ABD’de Trump gibi liderlerin ülke ekonomisini güçlendirmek amacıyla o ülkeye fabrikalar sattığını, diğer yandan bizim devletimizde ise fabrikaların satılıyor olmasının farklı olduğunu söyledi.
Türkiye’de, Bağımsız Türkiye Partisi dışında özelleştirmelere karşı nett bir tutum sergileyen başka siyasi yapı olmadığını belirtti. Enerji, kömür santrali ve stratejik sektörlerde yabancıların veya özel sektörün eline geçmesini engellemek gerektiğini vurguladı. Devletin, piyasalardan kazanç sağlayacak ve vatandaşı koruyacak rolü üstlenmesi gerektiğine işaret etti.
Baş, emekli vatandaşlara, büyüklere kendilerini kandırmak amacıyla yapılacak zam ve iyileştirmelere aldanmamalarını önerdi. Seçimlere giderken, zammın ve ikramiyelerin onların oyunu almak için yapıldığına dikkat çekti. Seçim sonrası ise, aynı insanların onları yine kenara atacağını ifade etti. Ekonomiyi ve piyasaları bu duruma getirenin sermaye kesimi olduğunu belirtti.
Baş, Türkiye’de adaletin olmadığını ve bu nedenle insanların yoksulluk ve açlıkla mücadele ettiğini söyledi. Türkiye’de millî gelir ve rezervlerin yüksek olmasına rağmen, insanların niye aç olduğunu sordu. Gelir dağılımında adalet olmadığını ve bu durumun, toplumda eşitsizlik ve zenginlik farklarını artırdığını dile getirdi.
Belediyelerin, savunma firmalarının ve stratejik sektörlerin özelleştirilmesine kadar gidileceğini belirtti. Belediyelerin kaybetmesi durumunda, belediyecilik mantığının yanlış olduğu varsayımıyla özelleştirmelerin gündeme gelebileceğini aktardı. Bu süreçte, rant ve istikrarın sağlanması adına engellerin kaldırılması gerektiğine dikkat çekti.
Meclis’te kurulan komisyonun önemine değinen Baş, hükümetin bir şey yapmak istediği ve toplumu bu projeye ortak etmek amacıyla böyle bir komisyon kurduğunu belirtti. CHP'nin orada bulunmasının, komisyondaki kararların meşruiyetini sağladığını ifade etti. Sonuçların toplum tarafından kabul görmediğini ve ana muhalefetin böyle bir süreçte sorumlu tutulduğunu sözlerine ekledi.
'Kürt sorunu' adı altında belirtilen sorunun ne olduğu hakkında netlik istedi. Sorunun ne olduğunu anlamak gerektiğini belirterek, vatandaşlık sorunu veya işsizlik gibi temel konuların çözümüdür diyerek, sorun ne ise, çözümün hemen yapılması gerektiğini ifade etti.