Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Önder, Türkiye’nin en büyük sorununu ekonomi olarak tanımladı ve çözüm önerilerini açıkladı. Dış politikadaki son gelişmeler hakkında da görüşlerini paylaştı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder, "Türkiye’nin en büyük sorunu ekonomidir ve bizim dışımızdaki partilerin tamamı ekonomiye hemen hemen aynı pencereden bakmaktadır. Biz ise bambaşka bir pencereden, Milli Ekonomi Modeli penceresinden bakıyoruz. Herkesin insan onuruna yaraşır bir gelire ulaşabileceği, her ailenin yoksulluk sınırının üzerinde gelire sahip olacağı ve ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabileceği bir ekonomik sistemi kurabileceğimizi biliyoruz. Biz bunu projelendirdik; yeter ki imkan verilsin" dedi.
Önder, düzenlediği basın toplantısında asgari ücretin 28 bin 75 lira olarak açıklandığını hatırlattı. Asgari ücretin işverene maliyetinin vergi ve primlerle birlikte daha yüksek olduğunu belirtti. Şunları kaydetti:
Önder, asgari ücretteki artışın doğrudan işverene yüklendiğini ve brüt artışın da maliyetleri artırdığına dikkat çekti. Bu durumun mal ve hizmet fiyatlarına otomatik yansıdığını ve alım gücünü artırmadığını belirtti. Yaptığı açıklamalarda şu ifadeleri kullandı:
Önder, çift taraflı zarara yol açan mevcut durumu eleştirerek, herkesin mutlu olacağı ve kazanç sağlayacağı bir denklemin mümkün olduğunu söyledi. Bunun sadece Bağımsız Türkiye Partisi’nin çözümüne ait olduğunu belirtti ve şunları ekledi:
Türkiye’nin imkanlarının çok olduğunu ve bunların doğru kullanılması gerektiğini vurguladı. 2026 bütçesinden faiz ödemelerine ayrılan yüzde 15’lik payın 2,7 trilyon lirayı bulduğunu ve vergi indirimleri ile teşvikler için yüzde 10’unun kullanıldığını söyledi. Yüksek kaynakların doğru yönetilmesiyle ülke kaynaklarının etkili kullanılabileceğine dikkat çekti.
Önder, Türkiye’nin farklı bir pencereden, Milli Ekonomi Modeliyle bakılması gerektiğine ve bu modelin projelendirilmiş olduğunu tekrar vurguladı.
Önder, Libya Genelkurmay Başkanı ve ekibinin taşıdığı uçağın Ankara’dan kısa süre sonra düşmesinin tesadüf olmadığını söyledi. Libya devletine başsağlığı diledi ve dış politadaki gelişmelerin birbirinden bağımsız düşünülmesinin mümkün olmadığını belirtti. Ayrıca, Ankara çevresinde kimliği belirlenemeyen İHA’ların düştüğü ve gemilerimizin Karadeniz’de bombalandığı hususlarına da değindi.
Önder, Dışişleri Bakanı’nın Suriye’deki toplantısına yönelik gerçekleşen müdahale ve basın toplantısının sonlandırılmasını da değerlendirdi ve bunların Türkiye’ye yapılan tavırların bir parçası olduğunu belirtti. Libya ile imzalanan Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmasının önemine vurgu yaptı ve bu kazanımın kaybedilmemesi gerektiğini ifade etti.
Son olarak, dış politikada güçlü ve köklü bir devlet mesajı verilmesi gerektiğine işaret etti ve şunları söyledi: