SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Türkiye/BTP Sözcüsü Önder: Uyuşturucu ve suç girişimlerini engellemeye odaklanılmalı

BTP Sözcüsü Önder: Uyuşturucu ve suç girişimlerini engellemeye odaklanılmalı

Bağımsız Türkiye Partisi Sözcüsü Önder, uyuşturucu ve suçla mücadelede önceliğin girişleri engellemeye verilmesi gerektiğini belirtti. Güvenlik tedbirleri ve baronluk yapan kişilere dikkat çekti.

BTP Sözcüsü Önder: Uyuşturucu ve suç girişimlerini engellemeye odaklanılmalı
Reklam yükleniyor...

BTP Sözcüsü Önder: Uyuşturucu ve suç girişimlerini engellemeye odaklanılmalı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder, "Gerek çeteleşme, gerek uyuşturucu, gerekse sanal bahis… Hangi başlık olursa olsun, bu kötülüklerle mücadele bataklıkta sinek avlayarak olmaz. Bataklığı kurutmanız gerekir. Torbacıları yakalayarak değil, uyuşturucunun ülkemize girişini engelleyerek mücadele edebilirsiniz. Bu işin baronluğunu yapan kişileri gözaltına almalı, güvenlik tedbirlerini asıl onlara uygulamalısınız. Ana damarları kesmeden, kılcal damarlarla ilgili alınacak tedbirler yeterli olmayacaktır" dedi.

BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Yalova’da 3 polisin şehit olduğu IŞİD saldırısına değinen Önder, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütün terör örgütlerini Türkiye’de faaliyet gösteremeyecek hâle getirmek üzere bir planlama yapması gerektiğini söyledi. Önder, şu ifadelere yer verdi:

"Yalova’da IŞİD operasyonunda şehit olan polislerimize Allah’tan rahmet, başta yakınları ve sevenleri olmak üzere milletimize başsağlığı diliyorum. Özellikle son bir yıldır ülkemizde ‘Terörsüz Türkiye Süreci’ konuşuluyor ve PKK’nın silah bırakması üzerinden bu süreç yürütülüyor. Ancak bu son IŞİD eylemiyle birlikte, sadece tek bir terör örgütüyle muhatap olmadığımızı, birden fazla terör örgütünün Türkiye’yi tehdit ettiğini görmüş olduk. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütün terör örgütlerine karşı hassas olması, bu örgütleri Türkiye’de faaliyet gösteremeyecek hâle getirmek üzere bir planlama yapması gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyoruz."

Bu olayla birlikte bir hususa daha dikkat çekmek istiyoruz: Bu ülkenin içinden çıkmış, kendi vatandaşımız olan bir insanın, kendi polisine kurşun sıkacak, kendi askerine silah çekecek hâle nasıl gelebildiğini düşünmemiz gerekiyor. 15 Temmuz’da da benzer bir durum yaşamıştık. Dolayısıyla devletimizin gençlerimize ve insanımıza her boyutuyla sahip çıkması, Selefi ve Vahabi grupların ya da bazı cemaatlerin gençlerimizin beyinlerini yıkamasına izin vermemesi gerekmektedir.

Uyuşturucu kullanma yaşının 9’a kadar indiği ülkemizde, yaklaşık 15 milyon insanın bir şekilde uyuşturucuya bulaştığı verilerle gündeme gelmektedir. Diğer taraftan sanal bahis üzerinden operasyonlar yapılmaktadır. Sanal bahis yaşının 15’e kadar indiği, bu alanın yaklaşık 50 milyar dolarlık bir bütçeye ulaştığı ve ülkemizde ortalama her 10 kişiden birinin sanal kumara bulaştığı yine verilerle ortadadır. Bu durum, geleceğimizi ve milletimizi tehdit eden ayrı bir tehlikedir.

Kötülük çok farklı kollardan toplumumuzu kuşatıyor

Bütün bunlar yaşanırken, 11. Yargı Paketi ile yaklaşık 50 bin mahkûmun; cinayet, gasp ve birçok suçtan erken tahliye edildiğini biliyoruz. Bunların bazıları tahliye edilir edilmez tekrar suç işlemiş, bazılarının ise suç işlemek üzere internetten ilan verdiği haberlerde yer almıştır. Dolayısıyla kötülüğün birçok kaynaktan organize şekilde toplumu kuşattığını görmekteyiz.

Biz Bağımsız Türkiye Partisi olarak aylar öncesinden ‘Geleceği Savunmak’ programlarını hayata geçirdik. 60 ilde ve birçok ilçede gençlerimizi ve aileleri bilinçlendirmek amacıyla seminerler ve programlar düzenledik. Gerekli tedbirler alınmazsa geleceğimizi kaybedeceğimizi hem devleti yönetenlere hem de milletimize ilettik.

Gerek çeteleşme, gerek uyuşturucu, gerekse sanal bahis… Hangi başlık olursa olsun, bu kötülüklerle mücadelede bataklıkta sinek avlamak yeterli değildir. Bataklığı kurutmak gerekir. Torbacıları yakalayarak değil, uyuşturucunun girişini engelleyerek mücadele edilmelidir. Bu işin baronlarını gözaltına almak ve güvenlik tedbirlerini onlara uygulamak esas olmalıdır. Ana damarları kesmeden, kılcal damarlar üzerinde alınacak tedbirler yeterli olmayacaktır.

Ses çıkaranı tutuklarsanız toplum refleksini kaybeder

Toplumun bu kötülükler karşısında tepki gösterebilmesi ve bilinçlenmesi gerekir. Ancak son zamanlarda çeşitli düşünceleri savunanların tutuklanıp yargılandığı ortamlarda, ‘sessiz kalalım’ anlayışı yaygınlaşmıştır. Bu durum kötülük yapanlara ön açar. Toplumun tepki verip, refleks göstermesiyle, kötülüklerin önüne geçilebilir. Toplum baskı altına alınırsa, olaylara tepkisiz kalırsa, kötülükler kolayca gelişir. Bu nedenle iktidarın, kötülüğe karşı toplumsal refleksi teşvik edip organize etmesi gerekir.

Etiketler:

guncelteroruyusturucusanal-bahisguvenlik
Reklam yükleniyor...