SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Güncel/Celal Fırat’tan polis müdahalesine tepki: Tanklarla, silahlarla ve kaba güçle demokrasiye sadık kalınmaz. Barış bir lütuf değil, bir haktır

Celal Fırat’tan polis müdahalesine tepki: Tanklarla, silahlarla ve kaba güçle demokrasiye sadık kalınmaz. Barış bir lütuf değil, bir haktır

DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, İstanbul’daki protesto sırasında polis müdahalesine ilişkin yaptığı açıklamada, barış talebinin şiddetle engellenemeyeceğini ve barışın bir hak olduğunu vurguladı.

Celal Fırat’tan polis müdahalesine tepki: Tanklarla, silahlarla ve kaba güçle demokrasiye sadık kalınmaz. Barış bir lütuf değil, bir haktır
Reklam yükleniyor...

Celal Fırat’tan polis müdahalesine tepki: Tanklarla, silahlarla ve kaba güçle demokrasiye sadık kalınmaz. Barış bir lütuf değil, bir haktır

Protesto sırasında yaşananlar ve Fırat’ın açıklamaları

(ANKARA) - DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, İstanbul’da yapılan protesto eylemi sırasında polis müdahalesine yanıt vererek, barış talebinin şiddetle engellenemeyeceğini belirtti. Fırat, "Tanklar, silahlar ve kaba güç kullanarak demokrasiye ve hukuka bağlı kalmak mümkün değildir. Barış, bir lütuf değil, bir haktır" dedi.

İstanbul’da dün düzenlenen protesto, Suriye’deki duruma dikkat çekmek amacıyla organize edildi. Gösteri sırasında polis müdahalesine uğrayan Fırat, yere düşerek hastaneye kaldırıldı ve konuya ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu.

Celal Fırat, yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:

"Sevgili canlar, barış, sadece söz değil, taşıdığımız ve hep birlikte iyileştireceğimiz bir yara. Tanklar, silahlar ve kaba güç diktatörlüğü ve hukuku değiştirir. Toplumun erdemini ve ahlakını temsil eden temel kavramlara bağlı kalmalıyız. Farklı kimliklerin ve inançların eşit yurttaşlık temelinde tanınması, eleştirilerin suç sayılmaması ve özgürce konuşabilmek demokrasiyle mümkündür. Korku olmadan konuşan, örgütlenebilen ve hak talep eden toplumlarda demokrasi vardır. Aksi takdirde, demokrasi sadece tabelada kalan bir kavram olur. Mazlumların gücü ve mücadelesi yasaklarla engellenirse, toplumun sesini kısmak hukuksuzluktur. Hukuk, güç değil güvence ve adalettir. Adalet, mağdurun sesini duymak ve geçmişteki haksızlıklarla yüzleşmektir. Toplumun yaralarını onarmak, demokrasi, hukuk ve adaletle mümkündür. Bu üç değer zayıfladıkça, toplumun temel sorunları artar."

Fırat, sözlerine şunları ekledi:

"Hukuka güven kalmadığında herkes kendi adaletini arar. İnsanlar ifade edemediğinde öfkeler birikir. Bu durumda, adalet duygusu zedelenir ve birlikte yaşama iradesi sarsılır. Demokrasi, hukuk ve adalet sadece siyasetçiler değil, her yurttaşın ortak sorumluluğudur. Toplumu ayakta tutan güven duygusudur; korku değil. Devleti meşru kılan şey güç değil, hukuktur. Dün, siyasi kimliğim ve Alevi yurttaş olarak, bu toprakların vicdanını ve geleceğini dile getirmek için sokaktaydık. Protesto, şiddeti kışkırtmak değil, barışı savunmaktı. Silahlar sustuğunda, çocuklar ölmemeli, halklar düşman edilmemelidir. Bu yüzden bu gösteriyi yaptık ve barış talebimize cop ve şiddetle karşılık verildi. Barışı savunmak ve kamu düzenini korumak ayrılamaz. Şiddet, devlet ciddiyetini göstermez. Bugün, Suriye’de, Rojava’da ve farklı bölgelerde kaybedilen canların yükü hepimizin omzundadır. İnancı, kimliği, dili ne olursa olsun; çocukların mezar taşları, annelerin feryatları ve gençlerin hayalleri bizim ortak acımızdır."

Fırat, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz, barış için bu kadar uğraşıyoruz çünkü hiçbir siyasi hesap ya da sınır tartışması bir çocuğun hayatından önemli değildir. Bu ülkede, siyaset alanı daraltılıyor, sokak ve meydanlar kısıtlanıyor. Demokrasi zayıflıyor. Biz, cop, korku ve düşmanlıkla yönetilemeye razı değiliz. Barış, hukuk ve adalet istemek, hiçbir izin gerektirmez. Çünkü barış, bir lütuф değil, bir hak; hukuk, bir güvencedir; adalet ise, zorunluluktur. Tüm halklara çağrımızdır: Hep birlikte, farklı kimliklerle, inançlarla, inançlara sahip vatandaşlar olarak barışı savunalım. Çünkü, barış olmadan ekonomi gelişmez, gençler ülkede kalmaz, annelerin yürekleri soğumaz. Biz, susmayacak ve geri adım atmayacağız; barış talebimizden vazgeçmeyeceğiz. Gerekirse cop, gerekirse gözaltı ve tehdit gelsin, biz yine de barış için mücadele edeceğiz."

Etiketler:

protestohukukdemokrasibarışşiddet
Reklam yükleniyor...