ÇGD tarafından düzenlenen 2025 Yılı Başarılı Gazeteciler Ödülleri’nde Özgür Özel, tutuklu gazetecilere ve yargı üzerindeki siyasi baskıya dikkat çekti. Gazetecilik ve özgürlükler üzerinde durdu.

ÇGD tarafından düzenlenen 2025 Yılı Başarılı Gazeteciler Ödül Töreni, bugün Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törende CHP Genel Başkanı Özgür Özel, katılımcılarla birlikteydi. Özel’e, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve milletvekilleri; Aliye Timisi Ersever, Okan Konuralp, Utku Çakırözer, Rahmi Aşkın Türeli ve Ümit Özlale eşlik etti. Özel, salona girişte ÇGD Başkanı Kıvanç El tarafından yakasına takılan “Gazetecilik suç değildir” yazılı rozeti taktı.
Özgür Özel, ödülleri takdim ederken, “Emeklilerin ve basın emekçilerinin yaşam zorluklarına değinen haberlere” de vurgu yaparak, “Bugün Türkiye’nin 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 159. sırada olması, durumu açıkça gösteriyor. Gazeteciliğin suç olmadığını defalarca söylüyoruz. En son gazetecilerin tutuklanmasına ilişkin örnekleri ve geçmişte cezaevlerinde olan gazetecileri hatırladım. Ödül alan haberler, toplumda önemli bir etki yaratmış ve dikkat çekmiştir. Birçok gazeteci tutuklu ve hapiste. Buna rağmen, yargı, basın üzerindeki etkisini sürdürüyor” dedi.
Özel, tutuklu gazetecilerin sayısına ve yaşananlara dikkat çekti. “17 gazetecinin halen cezaevinde olduğunu” vurguladı. “Yargı, basın özgürlüğü üzerinde siyasi bir sopa gibi kullanılmaktadır. Dezenformasyonla mücadele bahane edilerek gazetecilere soruşturma açılıyor, gözaltına alınıyor ve tutuklanıyorlar” dedi. Son üç buçuk yılda, yasaya dayalı olarak 70 gazeteciye soruşturma açıldığını, 15’inin gözaltına alındığını ve dört gazetecinin tutuklu olduğunu belirtti. Ayrıca, AK Parti yargı kollarının muhalif gazetecileri susturmaya çalıştığını söyledi.
Özel, siyasi iktidarın yargı eliyle muhalefet ve gazetecilere yönelik uygulamalarını dile getirdi. “Partimize yönelik saldırılar ve cezaevindeki siyasi rakiplerin durumu örnek olarak verilebilir. Dün de devam eden davalar ve tutuklamalar, AK Parti’nin yargı eliyle siyaseti dizayn etme çabasıdır.” dedi. Halkın özgür basını ve yargı bağımsızlığı için mücadele ettiklerini belirtti. Ayrıca, adaletin siyasetin araç haline dönüştürülmesine karşı olduklarını vurguladı.
Özel, gazetecelerin ve halkın özgürce ifade edebilmesi için mücadelesine değindi. “Gazetecilerin çalışmalarını sürdürmesi ve özgür basın ortamının sağlanması önemlidir. Bugün, Türkiye’de gazetecilere yönelik baskı ve tutuklamalar devam etmektedir. Bunlara karşı toplumun direnç göstermesi gerekmektedir.” dedi. Aynı zamanda, tutuklu gazeteciler için dayanışma çağrısı yaptı. “Alican Uludağ’ın özgürlüğü için imzaladığımız dayanışma kartını burada imzaladım ve ona sevgi ve destek mesajlarımızı ilettik.”
Son olarak, ilerleyen zamanlarda gazetecilerin özgür olduğu, yargının bağımsız ve tarafsız olduğu bir ülkeden söz etti. “İktidar değiştiğinde, her şeyin değişeceğine inanıyoruz. Gazetecilerin, halkın ve demokratik özgürlüklerin güçlenmesini temenni ediyoruz” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.