CHP'nin 39'uncu Olağan Kurultayı'nda demokrasi, adalet ve insan hakları alanında önemli kararlar alındı. Ana dil, yerel yönetimler ve eşit vatandaşlık ön plana çıktı.

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, kurultaya ilişkin yaptığı açıklamada, "Demokrasi, adalet, insan hakları ve Kürt meselesi konusunda önemli bir vizyon parti programına taşındı. Yurttaşlarımızın ortaklaştığı üç alan var: Ana dil, yerel yönetimler ve eşit vatandaşlıktır. Ana dilin bütün yurttaşlarımız bakımından bir hak olduğu tespiti yapılarak programda buna yer verildi." dedi. Ayrıca, kayyum uygulamalarına son verilecek ve CHP’nin iktidarında Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Şartı’ndaki çerçeveye uygun bir yerel yönetim modeli oluşturulacak. Herkesin inancından, kimliğinden ve kültüründen bağımsız olarak bu Cumhuriyet'in eşit ve özgür yurttaşları olarak kendisini hissedebileceği bir düzen kurulacak.
Kurultay, Ankara Arena Spor Salonu’nda ikinci gününü sürdürüyor. CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirmelerde, kurultayın baskı altında olduğunu belirterek, "Hem partinin kurumsal kimliği hem de siyasi aktörleri inanılmaz bir baskı altında ama buna rağmen çok iyi örgütlenmiş bir kurultay süreci ile buluştuk" ifadelerini kullandı.
Tanrıkulu, alınan kararları değerlendirerek, "Parti, hem tüzükte olan ihtiyaçlarını gerçekleştirdi ve daha demokratik hale getirdi. 18 yıldır üzerinde oynanmayan parti programını baştan sona yeniledi. Bu süreç, mahalle örgütleri ve kurultay delegasyonunun tartışmalarıyla gerçekleşti. Sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri, kadın örgütleri, gençlik örgütleri ve toplumun diğer kesimleri katkı sağladı. 600 akademisyen ve 600'den fazla meslek örgütü üyesi, günlerce çalıştı ve taslak hazırlandı. Bu taslak, demokratik bir süreçle tartışıldı ve Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılayan bir hükümet programı çerçevesinde parti programı kabul edildi." dedi.
Sezgin Tanrıkulu, parti programına göre, demokrasi, adalet, insan hakları ve Kürt meselesi konusunda önemli bir vizyon aşamasına geçildiğini belirtti. Hükümet protokolü ve anayasayla uyumlu hale getirilen programda, ana dilin geliştirilmesi ve yaşatılmasıyla ilgili devlet sorumluluğunun altı çizildi. Yerel yönetimler açısından, yetkilerin merkezde toplanması ve kayyum uygulamalarının sonlandırılması öngörülüyor. CHP iktidarında, Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Şartı’na uygun bir yerel yönetim modeli oluşturulacak. Yerelle yönetim, yerinden yönetim esas alınacak ve vali gibi vesayet makamları görevden alınamayacak. Ayrıca, herkesin inanç, kimlik ve kültüründen bağımsız olarak kendisini özgürce ifade edebileceği bir düzen kurulacak. Cumhuriyet ve bu süreçte yurttaşların hassasiyetleri dikkate alınarak, demokratikleşme ve barış sağlanmaya devam edilecek."