CHP tarafından Kastamonu’da düzenlenen Batı Karadeniz Yerel Medya Buluşması’nda Ali Öztunç, yerel medya ve medya sektöründeki sorunlara dikkat çekti. İktidar değişiminin önemi üzerinde duruldu.

CHP tarafından Kastamonu’da gerçekleştirilen Batı Karadeniz Yerel Medya Buluşması’nda konuşan Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, “Yerel medyanın ekonomik özgürlüğüne kavuşmadığı sürece baskıların devam edeceğini” belirtti. Öztunç, CHP’li belediyelerin olduğu bölgelerde medyaya baskı yapılmadığını söyledi. Ancak AK Partili belediyelerde gerçek haber yazıldığında, ilan kesintileri, yıpratmalar, ekonomik zorluklar ve baskıların yaşandığını ifade etti. Bu sorunların aşılması için iktidar değişiminin şart olduğunu vurguladı.
CHP’nin Türkiye’nin değişik bölgelerinde düzenlediği Yerel Medya Buluşmaları’nın dördüncüsü Kastamonu’da “Batı Karadeniz Yerel Medya Buluşması” adıyla gerçekleştirildi. Açılış konuşmalarının ardından “Yerelde Gazetecilik” konulu panel düzenlendi. Panel moderatörlüğünü CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç yaptı.
Öztunç, gazeteciliğin hem güzel hem de zor bir meslek olduğunu belirterek, 1990’lı yılların bugüne göre daha iyi koşullarda olduğunu anlattı. Erbakan döneminde soruları sorabilmenin kolay olduğunu ve patronların baskısı olmadan cevap alınabildiğini hatırlattı. Son yirmi yılda medya sektöründe ciddi sıkıntılar yaşandığını, ulusal gazeteciliğin uçağa binen ve hazır cevap veren gazeteciyle sınırlı hale geldiğini dile getirdi. Araştırmacı gazeteciliğin azaldığını ve iyi gazetecilerin barınmakta zorlandığını söyledi.
Öztunç, yerel medyanın ekonomik özgürlüğüne kavuşmadıkça baskıların devam edeceğine işaret etti. CHP’li belediyelerin baskılardan uzak olduğunu, diğer yerlerde ise gerçek haberlerin yazılmasıyla ekonomik ve hukuki sorunların yaşandığını vurguladı. Bu sorunların çözümünün iktidar değişimiyle mümkün olacağını belirtti. Ayrıca, amacın propaganda yapmak değil iktidar gelince yapılacaklar hakkında bilgi vermek olduğunu sözlerine ekledi.
Kastamonu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erkan Yılmaz, Zonguldak Basın Konseyi Yüksek Kurul Üyesi Ali Ayaroğlu, Karadeniz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Cengiz Demirel ve Cumhuriyet gazetesi Amasya Temsilcisi Mehmet Menekşe de görüşlerini paylaştı.
Programın sonunda söyleşi düzenlendi. Moderatörlüğü CHP Halkla ve Medyayla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut yaptı.
Bulut, gazetecilerin meslek örgütleri altında bir araya gelerek dayanışma içinde olması gerektiğini söyledi. Bağımsızlık ve ekonomik özgürlük sağlanmadıkça sorunların çözülemeyeceğine vurgu yaptı. Gazetecilerin mutlu ve mesleğe bağlı kalması için örgütlenme şart olduğunu dile getirdi. Ayrıca, gazeteciliğin sadece ekonomik değil, sorunların ifade edilmesi açısından da önemli olduğunu belirtti.
Akarsu, meslek örgütleriyle yaptığı çalışmalar ve meslek bildirgeleriyle sorunlara çözüm aradıklarını söyledi. Basın İlan Kurumu’nun eski yasa nedeniyle ilan kesintisi yaptığına dikkat çekti. Yapılan yasal başvuruların ve alınan emsal kararların önemine vurgu yaptı. Kurumun yetki alanının genişlemesiyle daha fazla siyasallaştığını belirtti. Ayrıca, internet gazetecilerinin de yasal düzenleme kapsamına alınmasının önemli olduğunu ifade etti. Sansür yasalarının ve hukuki kısıtlamaların ciddi sorunlar yarattığını dile getirdi.
Medya sektöründe geçim sıkıntısının arttığını vurgulayan Akarsu, sendikalaşmanın ve örgütlenmenin şart olduğunu belirtti. Çalışma koşullarındaki kötüleşmeye rağmen, medyada maaşların asgari ücret seviyesine yaklaştığını ekledi. Ayrıca, muhalif medya çalışanlarının özlük haklarının kötü olduğunu ifade etti. Gazetecilikteki sorunlara rağmen mesleğe devam edilmesi gerektiğini vurguladı.
Sertaç Eş, gazetelere uygulanan baskı ve engellerin uzun yıllardan beri sürdüğüne vurgu yaptı. Cumhuriyet gazetesinin bu süreçte büyük bedeller ödediğini, mesleğin bütün zorluklarına rağmen mücadeleye devam etmesi gerektiğini belirtti. Bedel ödemiş gazetecilerin mesleklerini namus ve sorumlulukla yaptığını ifade etti.
Ünsal Ünlü, mesleki örgütlenmenin önemine değinerek, mesleğin tanımı ve yasası olmamasının sorun yarattığını söyledi. Dayanışmanın ve mesleki örgütlerin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Alican Uludağ örneğini vererek, hukukun yok edilmesi ve kişisel güvenliğin kalmadığı durumların olduğunu dile getirdi. Meslek içi birlik ve örgütlenmenin mesleğin ilerlemesi ve demokrasi için gerekli olduğunu vurguladı.