Ömer Doğan, AK Parti Van İl Başkanı’nın CHP’ye yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi. Demokrasi öncelikli olmalı ve halkın sorunlarına çözüm bulunmalı vurgusu yaptı.

CHP İpekyolu İlçe Başkanı Ömer Doğan, AK Parti Van İl Başkanı Abdulahat Arvas’ın CHP ve Kürtlere yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi. Doğan, geçmişteki olayların CHP’ye mal edilmemesi gerektiğini belirterek, Roboski, kayyum atamaları, tutuklu siyasetçiler ve yargı kararları üzerinden AK Parti’yi eleştirdi. Ayrıca, Van’daki işsizlik, yoksulluk, tarım ve hayvancılık sorunlarına da dikkat çekti ve iktidarı halkın sorunlarına çözüm üretmeye çağırdı.
Doğan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
'CHP zihniyet' şeklinde bir söylem kullanıyorsunuz. Bunlar 1940’ları hatırlar, ancak Roboski, Lice, Kulp, Suruç, Cizre ve Yüksekova gibi olayları bilmezler. Sizin zihniyetiniz Teybet Ana’yı ve Gar Katliamı’nı unutur. 1940’ları hatırlarlar ama Anayasa ve AİHM kararları ortadayken Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Osman Kavala’yı anmazlar. Üç dönemdir seçilmiş belediye başkanlarını görevden alıp hapse atan yöneticileriniz değil midir? 2023 seçimleri öncesinde, halkın iradesiyle seçilen belediye başkanlarının mazbatalarını almak için ilçe seçim kuruluna dilekçe verenler sizler değil misiniz?’
Doğan, CHP’nin tarihi ve değerleriyle ilgili şu görüşleri paylaştı:
'CHP, 19 Mayıs 1919’dan başlayıp düşmanı denize dökülen, doğuda silah ve mermi kullanılmadan savaşan, Antep’e gazilik ve Maraş’a kahramanlık unvanı kazandıran, Nene Hatunlar ve Seyit Onbaşılar gibi kahramanlar yetiştiren geniş bir tarihe sahiptir. CHP zihniyeti, din ve devlet işleri arasında ayrım yapan, kimlik bilgilerinde İslam ibaresi bulunan ve inanç özgürlüğünü sağlayan bir gelenektir. Ayrıca, kadınlara seçme ve seçilme hakkını ilk tanıyan kurumdur. Vatandaşlara kendini 'kullarım' diye değil, 'köylü milletin efendisi' diyerek saygı gösteren bir zihniyetin temsilcisidir.'
Vanlıların ekonomik sorunlarını da ele alan Doğan, şunları kaydetti:
'İnsanların iki kilo et almak için sabah erkenden sıraya girdikleri bir ortamda, tarım ve hayvancılık faaliyetleri tahrip edilmiştir. İşsizlik ve yoksulluk artmış, Van’da en pahalı su tüketilmektedir. Kayyumların yönettiği VASKİ, binlerce vatandaşı icra yoluyla mağdur etmiştir. Elektrik sayaçlarını direklerin üstüne çıkarıp hırsızlıkla suçlayanlar, mülkiyet haklarını gasp eden 18. Madde imar planlarıyla birçok vatandaşı mağdur duruma düşürmüştür. Van’daki sınır ticareti gelişmişken, serbest bölgeden mahrum bırakılmakta ve sorunlar çözüm beklemektedir. Bu sorunların çözümü için barış sürecine daha fazla katkı sağlanmalıdır.'