CHP İzmir İl Başkanlığı İl Danışma Kurulu’nda CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, belediyelere yönelik mali baskılara ve yargı aracılığıyla işletilen baskı rejimine dikkat çekti. Ayrıca, iktidarın politikalarını eleştirdi.

CHP İzmir İl Başkanlığı İl Danışma Kurulu, Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde yapıldı. Toplantıya CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Genel Başkan Yardımcıları Gökçe Gökçen ve Yankı Bağcıoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, partinin İzmir milletvekilleri, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, ilçe başkanları, ilçe belediye başkanları, önceki dönem milletvekilleri, meclis üyeleri ve yönetim kurulu üyeleri katıldı.
Güç, programlarının halkın hayatından alınmış sözler ve beklentilere dayandığını belirtti. Hak, özgürlük, eşitlik ve güven ilkeleriyle iktidar hedefi koymadıklarını, adalet, demokrasi, hukuk devleti ve bağımsız yargı ilkelerine odaklandıklarını dile getirdi. Ayrıca, ülkenin saygın bir ülke haline gelmesi ve dünya sahnesinde hak ettiği itibara ulaşması hedeflerini vurguladı.
Gökçe Gökçen, ülkenin en büyük sorununun geçim olduğunu söyledi. Programların ekonomik adil bölüşüm üzerine kurulu olduğunu belirtti. Emekli, asgari ücretli ve çiftçiler gibi kesimlerin sorunlarına değindi ve rant yerine üretim odaklı bir ekonomi inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca, devletin yurttaşlarına karşı sorumluluğu ve sosyal dayanışmanın önemi altını çizdi.
Gökçe Gökçen, ülkeyi uçuruma sürükleyen adaletsiz hukuk sistemi, baskıcı yönetim anlayışı ve karar almakta güçlük çeken bir hükümet olduğunu ifade etti. Bu duruma rağmen mücadeleye devam edeceklerini, şeffaflık ve vicdanla hareket ettiklerini söyledi. Hak, hukuk ve adaleti talep ettiklerini ve bu mücadeleyi ülkenin geleceği için verdiklerini belirtti.
Gökçe Gökçen, Mustafa Bozbey’in tutuklanmasına tepki göstererek, halkın iradesine karşı çıkan bir iktidar olduğunu söyledi. Geçmişteki seçim, yargı ve tutuklamalara değinen Gökçen, içeride olan bazı arkadaşlarının serbest kalmasına rağmen halen tutuklu olanların olduğunu belirtti. Ayrıca, yargı kararlarının ve tutuklamaların siyasi amaçlı olduğunu savundu.
Gökçe Gökçen, belediyeler üzerindeki mali baskıya örnek olarak Meryem Ana otoparkı olayını gösterdi. Tarihte görülmemiş bir darbe ve baskı rejimi olduğunu, bunların yargı ve bakanlıklar aracılığıyla uygulandığını ifade etti. Belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin devlete karşı direnmeye devam ettiğini ve halkın hizmetlerine engel olmak isteyen politikalara karşı mücadele edildiğini belirtti.
Gökçe Gökçen, parti programlarının örgüt fikri ve STK görüşleri alınarak hazırlandığını ve şu anda hükümet programı hazırlıklarının sürdüğünü söyledi. Çözümün iktidarın niyetinde olmadığını, sorunların çözümünü amaçlayan çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.