CHP Milletvekili Cem Avşar, 2026 bütçesinin milletin değil, faizin ve iktidarın çıkarları doğrultusunda hazırlandığını belirtti. Ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çekti.

CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, TBMM'de düzenlediği haftalık basın toplantısında 2026 yılı bütçesini eleştirdi. Türk-İş’in aralık ayı açlık sınırının 30 bin lirayı aştığını hatırlatan Avşar, tarihte ilk kez asgari ücretin açıklandığı gün açlık sınırının altında olduğunu söyledi. Bu durumun, işçiyi, emekçiyi ve dar gelirliyi 12 ay boyunca açlık sınırının altında bir sefalet ücretine mahkum ettiğini belirtti. Avşar, "Maalesef 2026 bütçesi yine milletin değil; faizin, bir avuç azınlığın ve iktidarın siyasi varlığını sürdürme çabasının bütçesi olmuştur" dedi.
Avşar, Plan ve Bütçe Komisyonu'nun 2025 yılı çalışmalarını eleştirerek "Vatandaş, içinden çıkması mümkün olmayan bir durumla karşı karşıya bırakılmıştır" dedi. Yüksek sesle dile getirilen taleplere rağmen bütçenin değişiklik yapılmadan TBMM’den geçtiğini belirtti. 2026 merkezi yönetim bütçe giderlerinin 18 trilyon 929 milyar lira, gelirlerinin ise 16 trilyon 216 milyar lira olmasının öngörüldüğünü, bunun da 2 trilyon 713 milyar liralık bir açık anlamına geldiğini ifade etti. Bütçe gelirlerinin yüzde 97,5’inin vergilerden sağlandığını ve bunun da büyük bölümünün dolaylı vergiler olduğunu vurguladı. Bütçenin dar gelirli ve sabit gelir sahipleri üzerinde olumsuz etkilerde bulunduğunu dile getirdi.
En düşük emekli aylığının 18 bin 975 lira olduğunu belirterek, vatandaşın bu durumda da zorlandığını vurguladı. Birçok genç, ekonomik nedenlerle eğitimlerini dondurmak, bırakmak ya da hiç kaydolmamak seçeneğine yönelmiş durumda. KYK bursu ve öğrenci kredilerinin yetersiz kaldığını, asgari ücret zammının 1000 lira civarında olduğunu söyledi. "Beka" söylemine karşılık olarak, gençlerin geleceğinin asli sorun olduğunu ifade etti.
İstanbul’un deprem tehlikesine dikkat çeken Avşar, acil ve kesintisiz kentsel dönüşümün şart olduğunu belirtti. İstanbul’da 1,5 milyon mühendislik hizmeti almamış ve riskli yapının bulunduğunu, bunlardan 600 bininin her an çökebilecek durumda olduğunu vurguladı. Plan ve programların ertelenmemesi, dönüşüm çalışmalarına başlaması gerektiğine işaret etti.
İktidarın CHP'li belediyelere yönelik tutuklama kararlarını eleştiren Avşar, belediyelere aktarılan bütçe paylarının iktidar ve muhalefet belediyeleri arasında ayrımcılıkla dağıtıldığını söyledi. CHP'li belediyeleri hedef alan baskı, kamu kaynaklarının kontrolü ve siyasi baskı aracı olarak kullanılıyor diyerek, tutuklamaların ve ayrımcılığın sürdüğünü belirtti. Ayrıca, konut ve kira fiyatlarının yükseldiğine ve belediyelerdeki arsa tahsislerinde de ayrımcılık uygulandığını ifade etti. Bütçenin yine milletin değil, faizin ve iktidarın siyasi çıkarlarının ürünü olduğunu vurguladı.