CHP Niğde Milletvekili Gürer, 2021-2025 yılları arasındaki canlı sığır ve et ithalat verilerini inceleyerek, bu dönemde hem hayvancılıkta hem de ithalatta büyük artışlar yaşandığını belirtti. 2026'da da bu artışların devam edeceği öngörüsün

(ANKARA) - CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2021 yılı ile 2025 yılları arasında canlı sığır ve et ithalat verilerini inceleyerek, “Her dönemde hayvancılıkta ‘ithalat bitiyor, et ithalatı bitiyor’ açıklamaları yapılmasına rağmen, süreç daha çok ithalat şeklinde ilerliyor. Bu nedenle 2025 yılının verileri, hem hayvanda hem de ithalatta patlamalar yaşandığını gösteriyor. Bu durum 2026 yılında da devam etmemeli. Ve sorunun kendi kendine yeter hale gelmesi için acil önlemler alınmalı” dedi.
Gürer, 2025 yılında artan hayvan ve et ithalatının 2026 yılında da sürdürüleceğini ve yerli üreticilerin sorunlarının devam edeceğini belirtti. Ayrıca, 2010 yılında et ve hayvan ithalatının başladığında bunun kalıcı olmayacağı ve belli bir süreden sonra duracağı açıklamalarının yapıldığını hatırlattı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 12-23 Ocak tarihleri arasında hayvan ithalatına yönelik duyurusu olduğunu ve ithal besilik hayvanların TÜRKVET üzerinden başvurularla alınması gerektiğini belirtti. Bu durum, 2026 yılında da ithalatın süreceğini gösteriyor.
2021’den bugüne kadar et ithalatı 46 kat artmış olup, ithal sığır fiyatı 975 dolardan 1.561 dolara yükselerek yüzde 60 zam görmüş. 2025 yılının sonunda, hayvan başına sığır ithalatına 2.019 dolar ödeniyor. Yurt dışından alınan hayvan ve et miktarı ile tutarları da artış göstermiştir. 2021 yılında 261.688 sığır ithal edilirken, 2025 yılının 11 ayında 654.430 sığır ithalatı yapılmış ve toplam tutar 1,052 milyar dolara ulaşmıştır. Yüzde 150 artış söz konusudur.
Kırmızı et ithalatı son dört yılda 60 kat artışla 2021’de 1.204 ton olan ithalat, 2025 yılının 11 ayında 56.240 tona ulaşmış ve 443 milyon dolar ödenmiştir. İthal edilen etin kilogram fiyatı 5 dolardan 7.88 dolara yükselmiştir. Yurt dışından alınan et, piyasanın dengelenmesi için piyasaya sürülse de, fiyatlar yerli ete göre aşağıda kalmamaktadır. Bu durum, ithalat lobilerinin kazandığı, yerli üreticinin ise ötelendiği bir süreci devam ettirmektedir.
Yem fiyatları ve hayvan barınak giderleri sürekli artmakta, ahırlar boşalmaktadır. Bu sebeple hayvancılık daha da sorunlu hale gelmektedir. İthal edilen hayvanların ve ithalat yapılan süreçlerin sürdürülebilir olmadığı görülmeli. Yerli ırkın gelişimi sağlanmalı, ahır maliyetleri azaltılmalı, hayvan hastalıkları önlenmeli ve buzağı ölümleri engellenmeli. Hayvancılık, kırsalda mera hayvancılığına dönüştürülüp desteklenmelidir. Bu şekilde problemler hafifletilebilir.
İthalatın önüne geçilerek yerli hayvancılığın geliştirilmesi ve desteklenmesi, döviz kaybını azaltır ve fiyatları uygun tutar. 2026 yılında et fiyatlarının gerilemesi beklenmez. Ayrıca, ülkemiz sürekli yurt dışına döviz ödemektedir ve hayvan ithalatı devam etmektedir. Bu nedenle, hayvancılıkla ilgili acil politika değişimi yapılmalı ve ithalat yerine yerli üreticiye destek verilmelidir. Bu adımlar, ortaya çıkan sorunların çözümüne katkı sağlayacaktır.
Her dönemde hayvancılık alanında ‘ithalat bitiyor, et ithalatı sona eriyor’ sözleri söylenmesine rağmen, süreç artışla devam etmektedir. 2025 yılı verileri, hem hayvanda hem de ithalatta patlama yaşandığını göstermekte ve bu durum 2026 yılında da devam etmemelidir. Konu hakkında güçlü önlemler alınmalı ve sorunun çözümü sağlanmalıdır.