CHP Niğde Milletvekili Gürer, bölgesel çatışmaların Türkiye ekonomisi ve vatandaşlarını etkilediğini belirtti. İktidara acil önlem ve paketler oluşturulması çağrısı yaptı, ücret artışını ve piyasa düzenlemelerini önerdi.

(TBMM) - CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bölgesel çatışmaların Türkiye ekonomisini ve vatandaşları doğrudan etkilediğini belirterek, iktidara "acil önlem" çağrısında bulundu. Gürer, "Tüm ücretler bu bağlamda ele alınmalıdır. Şu ana kadar iktidarın yaptığı bu konudaki önlem, ithalatı vergisini düşürmek, ihracatı sınırlamak olarak gerçekleşti. Açlık sınırı altında ücret kalmamalıdır. Tüm çalışanların geliri artırılırken çiftçi, esnaf, sanayiciye yönelik paketler oluşturulmalıdır" dedi.
Gürer, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Dünyadaki gelişmelerin Türkiye’ye doğrudan yansıdığına işaret eden Gürer, "Savaşın ülkemize doğrudan yansıması gibi dünyadaki gelişmelerden de direkt etkilenmesinden dolayı iktidarın acil önlem paketini zaman geçirmeden oluşturulması çağrısında bulunuyoruz" dedi.
Türkiye’de yüksek enflasyonun ciddi sorunlara yol açtığını ifade eden Gürer, savaş öncesinde de temel gıda ürünlerinde yıllık yüzde 50’yi aşan artışlar yaşandığını, bunun vatandaşın yaşamını zorlaştırdığını belirtti. Gürer, ulaşım, enerji, giyim ve eğitim giderlerinin de arttığını dile getirerek, "Çalışarak yoksullaşan önemli bir kesim için yaşam daha da zorlaştı" diye konuştu.
Gürer, "Yıl başında emekli ve asgari ücret diye verilen artış 2 ayda bir önceki yılın alım gücüne göre eridi ve geride kaldı. Tüm çalışanların gelir gider dengesi önemli ölçüde bozuldu. Zorunlu temel gıda ürünlerinde 2025 yılı Mart ayında 5 bin 733 lira olan aylık harcama 2026 yılında aynı ürünler alındığında 8 bin 720 lirayı buldu. Mercimek yüzde 165, kahve yüzde 111, domates salçası yüzde 100, bulgur yüzde 102, un yüzde 100, bitkisel yağlar yüzde 100, turunçgiller yüzde 75 artış gösterdi. Savaş süreci bu artışların daha da hızlanmasına yol açtı" değerlendirmesini yaptı.
"Savaşın etkisiyle oluşan fiyatlardaki artışlar çalışanların yoksulluğunun derinleşmesini de beraberinde getirdi"
Nakliye maliyetlerine ilişkin de konuşan Gürer, "Nakliyeye gelen her akaryakıt zammının etkisi gerçekleşti. Üretici gübre alamaz noktaya gelirken raftaki fiyat da vatandaşı ürün alamaz noktaya taşıdı. Fakir fukara karnını doyurmakta zorlanır hale geldi" dedi. Gürer, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Et ve süt ürünlerinin fiyatları rafta katlanırken besicilik yapan da çiftçilik yapan da ürettiği üründen para kazanamadı. Geçtiğimiz yıl çoğu ürün tarlada kaldı. Stoklanan, tüccarın elindeki ürünlerdeki fiyat artışı da durmadan devam ediyor. Üretenin de besicinin de kazanmadığı, aracıların ve ithalatçıların kazandığı sistemde sabit ve dar gelirli ezilmeye devam ediyor. Simit, peynir ile karın doyurmak dahi lüks hale geldi. Sofralara tabak ve ürün eksiltilerek oturuluyor. Öğünler kimi evde iki öğüne düştü."
2025 yılında bir asgari ücretli, 1 kilo mercimek almak için bir saat çalışması gerekirken 2026 yılının mart ayında 1 saat 45 dakika çalışması gerekiyor. Daha çok çalışarak 1 kilo ürüne erişir noktaya geldi. Emekli maaş ve asgari ücret düşük gösterilen enflasyonla yıl başında kısmi bir fiyat artışı, ücret artışı gerçekleştirilmişti, o da eridi. Savaşın etkisiyle oluşan fiyatlardaki artışlar çalışanların yoksulluğunun derinleşmesini de beraberinde getirdi. Barınma, giyinme, eğitim, ulaşım, gıda artışları her kesimi ciddi ölçüde sorunlu kıldı. Geliri sabit olanların bu bağlamda sıkıntıları daha da arttı."
Bu durumda iktidarın yurttaşların sorunlarına acil çözüm üretmesi ve ekonomik sorunlardan etkilenenlerin yanında uygulamalar gerçekleştirmesi şarttır. Tüm ücretler bu bağlamda ele alınmalıdır. Şu ana kadar iktidarın yaptığı bu konudaki önlem, ithalatı vergisini düşürmek, ihracatı sınırlamak olarak gerçekleşti. Açlık sınırı altında ücret kalmamalıdır. Tüm çalışanların geliri artırılırken çiftçi, esnaf, sanayiciye yönelik paketler oluşturulmalıdır. İktidar önlem olarak ithal ürünlerin ülkeye girişindeki vergiyi düşürdü. Ama bu ürünlerin rafa çıkışındaki fiyatın yerli ürünlerle denk noktaya ermesine yol açan fiyat artışları için bir düzenleme şu ana kadar sağlamadı.
"Tüm çalışan maaşlarında seyyanen artış sağlanmalı"
Bir önlem paketi iktidara öneriyorum. Bu bağlamda asgari ücret ve emekli maaşları temmuz ayına kadar güncellenmeli ve tüm çalışan maaşlarında seyyanen artış sağlanmalıdır. Temmuz ayında yeniden ücretlerde artışa gidilmeli, emeklilerden ilaç katkı payı kaldırılmalı. Kurban Bayramı ikramiyesi asgari ücret düzeyine çıkarılmalı.
Akaryakıtta ÖTV ve KDV kaldırılmalıdır. Köprü ve yol geçiş ücretleri en az bir yıl süreyle alınmamalıdır. Bankalara olan kredi borçları yapılandırılmalı ve faizler silinmelidir. İcralar bir yıl süreyle durdurulmalı, ek kredi desteği verilmelidir. İşten çıkarmalar kesinlikle durdurulmalı, şirketlere bu bağlamda ek destek sağlanmalıdır. Kayıt dışıyla mücadele artırılmalı, ithalat ve ihracat ile ilgili düzenlemelere ek olarak üreticiden çıkan ürün fiyatları ile ithal ürün fiyatları arasında belirli bir kar marjıyla fiyat kontrolü yapılmalıdır. Aşırı fiyat artışlarının önüne geçecek düzenlemeler hızla uygulanmalıdır. Üretim maliyetleri düşürülmeli, gübre ve yem destekleri yüzde 50 seviyesinde olmalıdır."