Denizli’de CHP milletvekili Gülizar Biçer Karaca ve gazeteci Çiğdem Toker’in katılımıyla yapılan imza ve söyleşi etkinliği düzenlendi.

(DENİZLİ) - Denizli'de CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca ile gazeteci-yazar Çiğdem Toker’in kitapları için imza ve söyleşi etkinliği gerçekleştirildi.
Gülizar Biçer Karaca’nın ilk kitabı "Faili Malum Rejim" ve Çiğdem Toker’in "Kamu İhalelerinde Olağan İşler" ile "Milletin Cebinden" kitaplarının ardından kaleme aldığı "Devletin Cebinden" isimli son kitabı için etkinlik yapıldı.
Etkinliğe Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Ali Marım, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Bozkurt Belediye Başkanı Birsen Çelik, CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, Denizli Barosu Başkanı Ufuk Kök, Denizli Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Fazıl Necdet Ardıç, Mimarlar Odası Denizli Şube Başkanı, KESK/SES Denizli Şube Başkanı, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Denizli Şubesi Başkanı, CHP Denizli İl Başkanı, çeşitli mahalle muhtarları ve sivil toplum örgütleri temsilcileri katıldı.
İlk olarak söz alan CHP’li Karaca, kitabın yazım sürecini ve çıkış hikâyesini anlattı. Türkiye’de yaşanan pek çok sorunun kaynağında otoriter yönetim anlayışının olduğunu belirten Karaca, demokratik parlamenter sistemin ve halkın örgütlü mücadelesinin önemini vurguladı.
Karaca, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
"Bu kitabı yazarken, bu söyleşiye katılıp bugüne tanıklık eden ve faili malum rejime tanıklık etmiş biri olarak bu paylaşımları yapmak benim için önemliydi. Yoğun katılım bizi çok mutlu etti. Toplumun bilgilere ve tanıklıklara ilgisi gerçekten takdire şayan. Bugün beni burada yalnız bırakmayan sevgili Çiğdem Toker’e de teşekkür ediyorum. Faili malum rejimin milletin ve devletin cebinden harcadıklarının hesabını Meclis’te sorarken, onun da bunu halkla paylaşması çok kıymetliydi. Dayanışma ortamında güzel bir gün geçirdik."
Çiğdem Toker ise kamu-özel işbirliği modeliyle gerçekleştirilen projelere ilişkin şunları dile getirdi:
"Yap-işlet-devret modeliyle birçok altyapı projesi yapıldı; köprüler, tüneller, havalimanları, şehir hastaneleri bunlardan bazılarıdır. Bu model kullanıldığında maliyetler gerçek dışı seviyelere çıkabiliyor; çünkü döviz garantili kapalı sözleşmeler imzalanıyor. Bu sözleşmeler, ticari sır gerekçesiyle milletvekillerinden ve Meclis’ten dahi gizleniyor. Bu durum adil gelir dağılımını zedeliyor, gelir eşitsizliğini artırıyor. Emeklilere yapılan zamlar ve kanun değişiklikleri sırasında, yıllarca imzalanmış bu sözleşmeler üzerinden milyarlarca dolar şirketlere aktarılıyor. Bu kaynakların nasıl dağıtıldığı ve kimlerin kazandığı bilgisiyle halkın da bilinçlenmesi gerektiği görüşlerini paylaştı."