CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, İran’dan gelen göç riskine dikkat çekerek, aynı hataların tekrarlanmaması için iktidarı uyardı. Sınır güvenliği önemli vurgusu yaptı.

CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, İran’dan gelebilecek düzensiz göç dalgası konusunda iktidarı uyardı ve aynı hataların tekrar edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Bakan, yaptığı yazılı açıklamada, "Bugün İran, dün Suriye" ifadesini kullandı. Komşu ülkelerdeki istikrarsızlıkların çatışmalara ve büyük acılara yol açtığını belirtti.
"Yüz binlerce sivil, çatışmalar veya hava saldırıları nedeniyle yaşamını yitiriyor, hayatta kalanlar ise evlerinden ve yurtlarından ediliyor. Bu dramları görmezden gelmek mümkün değil, ancak ülkemizi ve geleceğimizi düşünmek zorundayız" dedi.
Bakan, özellikle İran sınırında artan göç riskine dikkat çekti ve iktidarın bu gerçeği görmezden geldiğine işaret etti. Türkiye’nin geçmişte sınır güvenliğinde zafiyetler yaşadığını ve milyonlarca insanın kontrolsüz şekilde ülkeye giriş yaptığını hatırlattı. Aynı tabloyu yeniden yaşamak istemediklerini söyledi.
25 Haziran 2025 tarihinde yaptığı açıklamada, İran kaynaklı güvenlik riskleri ve sınır hareketlerini Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve o dönemki İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya sordu. Sadece Milli Savunma Bakanı yanıt verdi; diğerleri ise sessiz kaldı. Yine 14 Ocak 2026’da aynı soruları yönelttiğinde ise cevap alamadı.
İran, ABD ve İsrail ile devam eden çatışmalar nedeniyle ciddi bir istikrarsızlık içinde. İran zayıfladığında, yük Türkiye’ye biner. Tek taraflı sınır güvenliği oldukça zordur.
İran’da milyonlarca Afgan’ın yaşaması ve Afganistan-Pakistan hattındaki yeni çatışmalar, İran’daki nüfusun Türkiye’ye yönelme potansiyelini artırıyor. İran’da iç karışıklık ve bombardımanlar devam ederse, insanların güvenli gördükleri Türkiye’ye akması olasıdır. En riskli bölge Ağrı, Van ve Erzurumlu sınır hattıdır. Geçmişte “olmaz” denilen durumlar yaşandı ve bugün “yok” denilen riskler gerçeğe dönüşebilir.
Sosyal medya hesapları sınır görüntüleri paylaşıyor, İran GSM numaraları veriyor ve ‘hizmet’ kelimesini kullanıyor. Bu, insan kaçakçılığı şebekelerinin açık reklamı ya da Türkiye’ye yönelik bir psikolojik operasyon olabilir. Devletin görevi, görüntülerin tarihini tartışmak değil, risklerin devam ettiğini göstermek olmalı.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’ni uyarıyorum: Bir videonun tarihini tartışmak riski ortadan kaldırmaz. Kamuoyu, “her şey kontrol altında” algısıyla oyalanmamalıdır. Mil-i Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, acil önlem alınması konusunda uyarılıyor. Türkiye’nin sınır güvenliğinde yaşanan ağır bedeller tekrar edilmemelidir.