CHP'li Özcan, uzun süre ülkedeki tüm Müslümanları temsil etme iddiasının sonuçlarını ve bu iddianın getirdiği yükümlülükleri ele aldı. Siyasi hareketlerin uygulamalarını değerlendirdi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan, "23 sene boyunca 'ülkedeki bütün Müslümanları ben temsil ediyorum' iddiasıyla siyaset yapmanın bir bedeli vardır. Günahınızı da sevabınızı da iddianıza bulaştırırsınız. Örneğin 'Komşusu açken tok yatan bizden değildir' şiarıyla yola çıktığını iddia eden bir hareket, daha dün emeklilere yalnızca bin lira zammı reva görmüşse, 'iyiliğin kaynağı' sorgulanır" dedi.
Özcan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın, "Hem herkese hitap edeceğiz. Hem kendi kimliğimize hitap edeceğiz. Yeniden bu toplumda 'Dindar olan insan iyidir' yargısını güçlendirmek zorundayız. Müslümanlar olarak bizim dinimizi doğru temsil etmemizin yolu, bu toplumda iyiliklerin kaynağının yine Müslüman insanlardan geldiğini, yine dindar insanlardan geldiğini muhakkak ve kesin şekilde yerleştirmekten geçiyor" açıklamalarına ilişkin haberi sosyal medya hesabından alıntı yaparak paylaştığını belirtti.
Sonrasında ise, "Yüce dinimiz de dindarlık da bir avuç siyasi ve fâni endişelerin gölgesinden kurtulacak" ifadelerini kullandı. Özcan, uzun süre ülkedeki bütün Müslümanları temsil iddiasında bulunmanın sonuçlarına değindi. Siyasi hareketlerin, komşusu açken tok yatan veya ev baskını yapıp hiç suçlama olmayan insanları ayırmak gibi uygulamalarını eleştirdi. Ayrıca, muhalifleri zindanlarda tutmak gibi adımların vicdan ve ahlak anlayışını sorgulatması gerektiğine vurgu yaptı. Temenninin ise, yüce din ve dindarlığın siyasi endişelerin gölgesinden kurtulması olduğu belirtildi.