CHP Bursa Milletvekili Sarıbal, pamukta maliyetlerin üreticiyi zor durumda bıraktığını, desteklerin yetersiz olduğunu ve koşulların pamuktan kaçışı teşvik ettiğini belirtti. Türkiye’nin ithalat bağımlılığı ve üretimdeki sorunlar vurgulandı.

(ANKARA) - CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, "Maliyet üreticiyi eziyor, destekler göstermelik kalıyor, fiyat politikası üretimi cezalandırıyor. Bu koşullar pamuktan kaçışı teşvik ediyor. Türkiye’nin yıllık pamuk ihtiyacı yaklaşık 1,6 milyon ton. Artan maliyetler, yetersiz destekler ve yanlış tarım politikaları üreticiyi pamuktan kopardı. Bu tablo, ithalat bağımlılığının neden kalıcılaştığını açıkça gösteriyor. Amerika ve Brezilya, Türkiye’ye pamuk satabilmek için yarışıyor" dedi.
CHP Bursa Milletvekili Sarıbal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında pamukta derinleşen üretim ve dış ticaret krizine dikkati çekti. Sarıbal, iktidarın ithalata dayalı tarım politikalarının pamuk üretimini zayıflattığını belirterek Türkiye’nin net ithalatçı bir yapıya sürüklendiğini vurguladı. Sarıbal’ın paylaştığı verilere göre Türkiye, 2025 yılında 1 milyon tonun üzerinde pamuk ithal etti ve 1 milyar 727 milyon dolar ödedi. AKP döneminde lif pamukta yaklaşık 2 milyon 257 bin ton ihracata karşılık 19 milyon 7 bin ton ithalat yapıldı. Bu dönemde 4 milyar 360 milyon dolarlık ihracata karşılık 34 milyar 157 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirildi. Sarıbal, şunları kaydetti:
"Artan maliyetler, yetersiz destekler ve yanlış tarım politikaları üreticiyi pamuktan kopardı"
"Maliyet üreticiyi eziyor, destekler gösterelik kalıyor, fiyat politikası üretimi cezalandırıyor. Bu koşullar pamuktan kaçışa neden oluyor. Uluslararası Pamuk Danışma Komitesi (ICAC) verilerine göre 2024-2025 sezonunda dünya genelinde 30 milyon 692 bin hektar pamuk ekim alanında 25 milyon 287 bin ton pamuk üretildi. Türkiye, pamuk ekim alanında 465 bin hektarla 12’nci sırada yer alırken pamuk üretiminde 7’nci olmuştur. Ayrıca yaklaşık 1 milyon ton ile ithalat sıralamasında 4’üncü sırada yer alıyor. ICAC’nin 2025-2026 sezonu tahminlerine göre, dünya geneli ekim alanı 30 milyon 418 bin hektara gerileyecek ve üretim 25 milyon 438 bin ton olacak. Türkiye’nin ekim alanlarının 430 bine gerilemesi ve üretimin 780 bin tona düşmesi öngörülüyor. Pamuk, tekstil ve hazır giyim sektörlerinin hammaddesi olarak stratejik öneme sahiptir. Türkiye’nin yıllık pamuk ihtiyacı yaklaşık 1,6 milyon ton olup, maliyetler ve yanlış politikalar üreticiyi koparmaktadır. Bu durum ithalat bağımlılığını kalıcılaştırıyor. Amerika ve Brezilya, Türkiye’ye pamuk satabilmek için yarışıyor."
Yaz aylarındaki kuraklık nedeniyle özellikle Ege ve Güneydoğu Anadolu’da üretim ciddi şekilde etkilenmiştir. Sarıbal, "Aydın, İzmir, Adana ve Urfa’da pamuk üreticisi tarladan çekiliyor veya ürün değişikliğine gidiyor. Çukurova bölgesinde 2026 sezonu için ekim alanları, artan maliyetler ve daralan alanlar nedeniyle küçülüyor. Adana’da pamuk ekim alanı 2018’deki 455 bin dönümden, 2025 itibarıyla 124 bin dönüme gerileyerek yüzde 70’ten fazla azaldı" dedi.
Milletvekili Sarıbal, çiftçiyi üretimde tutmak için fiyat ve destek politikalarının uygulanmaması halinde Türkiye’nin pamuk ve tekstil sanayisinde dışa bağımlılığının daha da artacağını belirtti. Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) verilerini hatırlatarak, ocak ayında endeksin yüzde 8,46 aylık ve yüzde 43,58 yıllık arttığını vurguladı. Maliyet enflasyonu resmi rakamlarla ortaya konmuşken, üreticiye destek atfedilen rakamların gerçekliği yansıtmadığını kaydetti. Sarıbal, "Pamuk üretim maliyeti kilogram başına 25-28 lira iken, hasat döneminde pamuğun kilogram fiyatı 26-31 lira arasında kaldı. Çiftçi zarar etmiş veya karını neredeyse sıfıra indirmiş durumda. Hükümetin verdiği destek kilogram başına yaklaşık 2,20 lira seviyesinde. Borsalar ve ziraat odalarının maliyet hesaplarına göre, pamuk kilogram maliyeti 35,63 lira. Üretici ise ortalama 26 liraya satabiliyor" dedi.
Sarıbal, üretici örgütlerinin güç kaybetmiş olmasının üretim azalışının temel nedenlerinden biri olduğunu belirtti. Tariş Pamuk Birliği, Çukobirlik ve Antbirlik’in kamu desteğinin azlığına rağmen piyasadaki etkisinin gerilediğini vurguladı. Bu örgütlerin 1998/99 sezonunda toplam payı yüzde 25 iken, 2024/25 sezonunda bu oran yüzde 3,5’e geriledi. Sarıbal, "Üretici örgütsüz, piyasa ise tüccarın insafına bırakılmış durumda. Bu koşullarda pamuk üretimi değil, pamuktan kaçış teşvik ediliyor" şeklinde konuştu.