CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, MSB tarafından dün düşürülen İHA'ya dair radar sistemlerinin zamanında tespit konusunda yetersiz olup olmadığını sorguladı.

(ANKARA) - CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, MSB tarafından dün düşürülen İHA'ya ilişkin, "Radar sistemimiz hava sahamızı ihlâl ederek devletin kalbi başkent semalarına ve kritik önemdeki tüm savunma sanayii tesislerimizin üzerine dek gelebilen bir İHA'yı zamanlıca saptamakta yetersiz mi?" diye sordu.
Tan, MSB tarafından düşürülen İHA'ya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Manisa’daki cenazemiz dönüşü İzmir'den Ankara'ya giderken uçağımız Konya'ya indirilerek iki saat bekletildi. Daha sonra İstanbul'dan gelen uçakların benzer şekilde Konya'ya indiğini öğrendik. Nihayet MSB açıklamasından ise Karadeniz (!) üzerinden havasahamıza yaklaşan bir iz tespit edildiği ve F-16'larca meskun mahal dışında düşürüldüğü anlaşıldı. Meskun mahal dışında denilen yerin ise ROKETSAN tesislerine neredeyse taş atımı uzaklıktaki Karacahasan köyü civarı olduğu görülüyor. Bu durum pek çok soru, olasılık ve ders çıkarılması gereken sonucu ortaya koyuyor: Radar sistemimiz hava sahamızı ihlal ederek devletin kalbi başkent semalarına ve kritik önemdeki savunma sanayii tesislerine ulaşabilen bir İHA'yı zamanında tespit etmede yetersiz mi?"
Tan, bölgede çeşitli kurumlar tarafından uçurulan SİHA'ların hava trafiğinin yoğun olduğunu, kimin kime zarar verdiğinin belirsiz kaldığını belirtti. Yetersizlik ve hazırlıksızlık olarak görülen durumun teknik, bürokratik ya da her ikisi olabileceğini dile getirdi. Ayrıca halkın, Beştepe emrindeki iletişim başkanlığı propagandalarıyla mı aldatıldığını sordu.
MSB açıklamasında, dün Karadeniz'de göremediğimiz ifadesini kullanan ve NATO vurgu yapan açıklamayı hatırlatarak, bu İHA'nın da Rusya çıkışlı olabileceğini ima edip etmediğine değindi. Türkiye Yüzyılı'nda yerli ve milli savunma sanayisi ile çağın gerisinde kalınmadığını iddia edenlerin, hava savunmasında eksiği olmadığını savunduğunu belirtti. Ayrıca S-400 alımını ve onun getirdiği sorunları hatırlattı. Dışişleri Bakanı Fidan tarafından anlatılan dostluk diplomasisinin ise nerede kaldığını sorguladı.
Ulusal egemenliğin denizden ve havadan çiğnendiğine dikkat çekerek, Türkiye'nin caydırıcılığının azaldığını ve sözünün değersizleştiğini vurguladı. F-16'nın İHA'yı vurmak için kullandığı havadan havaya füzenin maliyetinin, vurulan İHA'nın maliyetinden büyük olduğunu belirtti. Bu olayın, devletin güvenlik durumu ve dış politika konusundaki sorunların açık bir göstergesi olduğunu söyledi. Gerekli derslerin çıkarılması ve önlemlerin alınması çağrısı yaptı.