CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, Aziz İhsan Aktaş’ın duruşmayla ilgili açıklamalarda bulunarak, duruşmaya korumalarla gelmesine ve hukuksal sürece tepki gösterdi.

İSTANBUL - CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, Aziz İhsan Aktaş davasına ilişkin yaptıkları açıklamada, iftira atan bir kişinin devlet tarafından bu kadar korunup serbest şekilde yargılanabilmesine tepki gösterdi. Ayrıca, masumiyet karinesi olan insanların serbestçe yargılanması gerektiğini vurguladı.
Aziz İhsan Aktaş'ın liderliğini yaptığı organize suç örgütünün, bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 33’ü tutuklu toplam 200 sanık hakkında açılan davanın duruşması, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’ndeki duruşma salonunda devam ediyor.
Duruşma sırasında CHP Milletvekili Müzeyyen Şevkin, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, itirafçı tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş’ın yaklaşık 15 korumayla duruşmaya gelmesine tepki gösterdi ve hukukun üstünlüğüne dikkat çekti.
Şevkin, sözlerine şu şekilde devam etti: "Adalete güvenmek istiyoruz. Çünkü bu ülkede Seyhan Belediye Başkanlığı’nı önce kazanan ve daha sonra oylarının üzerine oy katarak ikinci kez büyükşehir belediye başkanlığını kazanan ve hizmetleriyle tanınan CHP, belediyeleri Adana’da kazanmış oldu. Başkanların tutuklanmasında siyasi yaklaşımlar olduğunu düşünüyoruz. Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Kadir Aydar ve diğer belediye başkanlarımız tutuklandı ve hizmetlerinden uzaklaştırıldı. Bu durum, halkın oylarıyla seçilen belediye başkanlarımızın tutsak edilerek hizmetlerin engellenmesine yol açıyor. Geçici olarak atanan belediye başkanları olsa da, halkın oylarıyla seçilenlerin tutuklanması kabul edilebilir değil. Belediyelere güven duymak istiyoruz."
Şevkin, ayrıca Aziz İhsan Aktaş’ın duruşmaya korumalarla gelmesine ilişkin şu ifadeleri kullandı: "İftira atmış bir kişinin bu kadar devlet tarafından korunup serbestçe yargılanabilmesi, iftira atılması halinde masumiyet karinesinin dikkate alınmaması, hukuken ve insanlık açısından kabul edilebilir değildir. Bu kişiler çağrılsa gelip ifadelerini verirlerdi. Eğer ondan bu kadar şey korkuluyorsa, demek ki bir iftira durumu da söz konusu. Bu hukuki ve insani açıdan kabul edilemez ve hukukun garabet bir süreç yaşadığına inanıyorum."