SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Türkiye/CHP Yardımcısı Gül Çiftci: Sandık iradesi hedef alınıyor, demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz

CHP Yardımcısı Gül Çiftci: Sandık iradesi hedef alınıyor, demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz

Gül Çiftci, CHP'ye yönelik yargı operasyonlarının halk iradesini hedef aldığını belirtti. Siyasetin ve seçimlerin mahkeme kararlarıyla sınırlandırılmaya çalışıldığını vurguladı.

CHP Yardımcısı Gül Çiftci: Sandık iradesi hedef alınıyor, demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz
Reklam yükleniyor...

CHP Yardımcısı Gül Çiftçi: Sandık iradesi hedef alınıyor, demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz

Yargı operasyonlarına ilişkin açıklama

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik yargı operasyonları hakkında yaptığı açıklamada, "Hedef, sandığın kendisi haline geldi. Seçimle ortaya çıkan iradenin siyasal sonuç üretme kapasitesi, mahkeme kararlarıyla sınırlandırılmak isteniyor. Böylece siyaset, halkın tercihleriyle değil; yargı süreçleriyle şekillenen bir alana dönüştürülmeye çalışılıyor. Bu hattın karşısında demokrasiyi, temsil hakkını ve halkın iradesini savunmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Gül Çiftci, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Ülkemizde yaşananları doğru anlamak için asıl soruyu sormak gerekiyor: Neden şimdi? Yanıt, yargı dosyalarının satır aralarında değil; sandığın ortaya koyduğu siyasal tabloda duruyor. 31 Mart seçimleriyle iktidar, en büyük kentleri ve ülke genelindeki siyasal üstünlüğünü kaybetti. İstanbul başta olmak üzere, partimizin kurduğu güçlü yerel yönetim pratiği, toplumda yeni bir umut ve alternatif üretti. Bu tablo, iktidarın siyasal meşruiyetini zayıflattı; sandıkla sürdürülemeyen bir iktidar pratiği görünür hale geldi" değerlendirmesinde bulundu.

Yargı kuşatmasının aşamaları

Çiftci, açıklamalarında, "İşte tam bu noktada, yargı kuşatmasının hızlandığı bir döneme girildi. Bu kuşatma, tesadüfi biçimde gelişmedi. Beş aşamadan oluşan, zamanı bilinçli seçilmiş bir siyasal strateji devreye sokuldu. İlk aşama, yerel yönetimler üzerinden yürütüldü. Belediyeler, soruşturmalar ve tutuklamalarla baskı altına alındı. Yerelde kurulan başarı hikayeleri, yargı yoluyla kesintiye uğratılmak istendi. Amaç, muhalefetin halkla kurduğu doğrudan temasın zayıflatılmasıydı. İkinci aşamada hedef, artık açık biçimde siyasal liderlik oldu. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, bu nedenle hedef tahtasına yerleştirildi. İmamoğlu toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulan bir iktidar alternatifi olarak görüldü. Bu nedenle yargı, siyasal rekabetin alanı haline getirildi." diye kaydetti.

Çiftci, şöyle devam etti: "Diploma davası, bu hattın en öğretici örneklerinden biri olarak karşımızda duruyor. Bir üniversite yatay geçiş işlemi üzerinden, yıllar sonra açılan ve doğrudan siyasi sonuç üretmeyi hedefleyen bu dava, hukuki bir ihtilaftan çok daha fazlasını ifade ediyor. Diploma davası, Ekrem İmamoğlu'nun seçilme yeterliliğini tartışmaya açmayı, dolayısıyla siyaseti sınırlandırmayı amaçlar. Üçüncü aşamada kuşatma, kurumsal düzeye taşındı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kongre ve kurultay süreçleri yargı konusu haline getirildi. Seçilmiş parti yönetimleri üzerinde mahkeme baskısı kuruldu. Bu adımlar, partilerin iç iradesinin yargı yoluyla denetim altına alınmasını hedefliyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilen bildirimler ve 'kapatma' imaları, bu tehdidin bilinçli şekilde dolaşıma sokulduğunu gösterdi."

Çiftci, devamında, "İktidar, sandıkta kaybettiği meşruiyeti okyanus ötesinde ve yargı yoluyla telafi etmeye çalışıyor" diyerek, işlemi şöyle açıkladı: "Dördüncü aşamada, yasama organı temsilcileri ve Genel Başkanımız hedef alındı. Fezlekeler ve siyasi yasak tartışmaları, muhalefetin alanını daraltmayı amaçlamaktadır. Bu süreç, muhalefetin sadece yerel ve yürütme düzeyinde değil, yasama alanında da kuşatma altında olmasını gösteriyor. Beşinci aşama ise, seçimlerin anlamının yeniden yargı yoluyla tanımlanmasıdır. Hedef artık kişisel değil, halk iradesidir. Seçim sonucu ortaya çıkan iradenin siyasal sonuç üretme kapasitesi, mahkeme kararlarıyla sınırlandırılmak isteniyor. Bu tablo, iktidarın yasal yollarla meşruiyetini yeniden tesis etmeye çalışmasının belirtisidir. Bu durum, Türkiye’de siyasetin geleceğine dair bir eşiği temsil ediyor. "Müesses nizam'ın temsilcileri, kurdukları düzenin yıkılmaması için çırpınıyor. Biz, halkın iradesine dayanan siyasetin asli güç olduğunu düşünüyoruz. Yargı kuşatmasının her aşamasını aynı politik hattın parçası olarak görüyoruz ve karşısında demokrasiyi, halkın iradesini savunmaya devam edeceğiz," diye vurguladı.

Etiketler:

guncelsiyasethukuk
Reklam yükleniyor...