Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü takdim ederken Orta Doğu ve İran merkezli gelişmeler hakkında diplomatik çalışmalar ve barış çağrısını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’ü Cumhurbaşkanlığı Beştepe Millet Sergi Salonu’nda takdim etti.
Ödül takdiminden önceki konuşmasında Erdoğan, “Birleşmiş Milletler’in kurucu değerlerinin 80 yıldır en güçlü destekçilerinden biriyiz” dedi. Ayrıca, her Guterres ziyareti için ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı ve ilgili ziyaretlerde mültecilerin korunması, küresel adalet ve Ukrayna’daki savaş konularında katkılarına değindi. Erdoğan, özellikle altıncı ziyaret vesilesiyle ödülü takdim etmekten memnun olduğunu ifade etti. Ramazan-ı Şerif vesilesiyle yapılan dayanışma ziyaretlerinin anlamlı olduğunu belirtti ve yabancı düşmanlığıyla mücadeleye değindi. Ayrıca, Türkiye’nin mirası olan ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesini dış politikada sürdürdüklerini ve bölgedeki çatışmaları, savaşları ve insani krizleri ortadan kaldırmak için çaba gösterdiklerini belirtti.
Erdoğan, Karadeniz Tahıl Girişimi sayesinde küresel gıda krizinin önüne geçmedeki başarılarını ve Ukrayna’daki barış çabalarını anlattı. Guterres ile yakın diyaloglarını ve bölgesel ve küresel barış hedefleri doğrultusunda koordineli çalıştıklarını belirtti. Orta Doğu’daki gerilime ilişkin olarak, İran merkezli şiddet sarmalının büyümemesi için yoğun diplomasi yürüttüklerini ve sabırla çalışmaya devam ettiklerini belirtti.
Guterres’e ödül takdim edildikten sonra yaptığı açıklamada, bu ödülü BM çalışanları adına da kabul ettiğini ve bölgedeki çatışmalar, jeopolitik bölünmeler ve küresel güvenlik tehditlerinin artışında barışa ulaşmanın önemine vurgu yaptı. Söyleminde, barışın sadece vizyon değil, eylem ve tercih olduğunu ifade etti.
Guterres, Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” vizyonunun BM’nin ruhunu yansıttığını ve bu vizyonun barışın zor şartlarda bile bir tercih olduğunu gösterdiğini söyledi. Atatürk’ün liderlik ve eşitlik çalışmalarının BM vizyonuyla uyumlu olduğunu belirtti. Ramazan ayında Türkiye’ye yaptığı dayanışma ziyaretlerinin kendisi için önemli olduğunu ve mülteci krizinde Türkiye’nin gösterdiği misafirperverlikten etkilendiğini dile getirdi.
Gazze’deki gerilime değinen Guterres, saldırılar ve savaş suçlarının kabul edilemez olduğunu, insani yardımların güvenli şekilde ulaştırılmasının ve Filistin halkının haklarının tanınmasının önemine vurgu yaptı. Uluslararası hukuka uyum ve iki devletli çözüm dışında alternatif olmadığını ifade etti. Orta Doğu’daki krizlerin bölge ve dünya üzerinde olumsuz etkiler yarattığını vurguladı ve diyalog ve şiddet azaltma çağrısında bulundu.
Guterres, konuşmasını Atatürk’ün vizyonunu ileri taşıma, barışa şans verme ve uluslararası iş birliğini güçlendirme mesajlarıyla sonlandırdı. Bu ödülün BM ve barış savunucularına bir mesaj olduğunu belirterek, uluslararası dayanışma ve kararlılıkla barışa ulaşma çağrısında bulundu.